Pazartesi, Ekim 18
Home>>Hastalıklar>>Çocuk Hastalıkları>>Uyumayan Çocuğa Ne İyi Gelir?

Uyumayan Çocuğa Ne İyi Gelir? Çocuk Uyku Problemi Nasıl Giderilir?

Uyku sorununu herkes çekebilir. Ama çocukların uyku sorunu çekmeleri garip gelebilir. Peki bu durumdaki çocuklara ne yapılmalı?

Çocuklarda yaşanan uyku problemleri anne ve babaları en huzursuz eden konuların başında geliyor. Birçok ebeveyn, “Çocuğumu yatağına yatıramıyorum, tek başına yatmak istemiyor, korkuyor, sık sık uyanıyor, uykuda diş gıcırdatıyor.”gibi şikâyetlerle hekime başvuruyor. Çocukta uyku sorununun pek çok nedeni olabildiğini ifade eden Üsküdar Üniversitesi Etiler Polikliniği Çocuk ergen Uzman Psikoloğu Aynur Sayım, yaşanan uyku problemlerinin fiziksel olduğu kadar duygusal kaynaklı da olabileceğini belirtiyor.

Anne-babanın, bebeğin ihtiyaçlarına duyarlı olmaları gerektiğine dikkat çeken Sayım, onları ihmal etmemeleri, korkular ya da anksiyete nedeniyle uyuyamayan çocukları anlamaları gerektiğini hatırlatıyor.

Doğumdan itibaren ilk yıl bebeğin bedensel gereksinimleri ve şikâyetleri, ortam ısısı, gürültü, annenin bebek ile kurduğu güven ilişkisi, ihtiyaçlarını karşılama biçimi, annenin psikolojisinin uykuyu etkileyebileceğine dikkat çeken Sayım, bu dönemlerde bebeklerin acıkıp, gaz çıkarabileceği gibi reflüsünün de olabileceğini ifade ediyor.

Uykunun bebek gelişimi açısından temel gereksinim olduğunu, her çocuğun uyku alışkanlıkları ve gereksinimlerinin farklılık gösterebileceğinin altını çizen Sayım, yeni doğan bir bebeğin günde 16-17 saat uyuyabilmekte olduğunu kaydediyor.

Çocuklar davranış diliyle konuşur

Uyku sorunlarının büyük kısmının ikinci yıldan itibaren göründüğünü sözlerine ekleyen Sayım söz konusu sorunları ise şu şekilde ifade ediyor.

Uykuya dalma sıklıkla zor olur. Sonraki dönemlerde de korkular, çocuğun anksiyetesinin yüksek olması, uyurgezerlik, diş gıcırdatma görülmeye başlar. Çocuklar davranış diliyle konuşurlar. Eğer bir sorun yaşıyorlarsa bunu, davranış sorunlarıyla ifade ederler. Uykuya dalmada zorluk ve uyku bölünmeleri, uykuda alt ıslatma, genellikle çocukta sorun alanının habercisidir.

Çocuk, anne-babadan ayrılıp odasına geçmek istemeyebilir. Çünkü ayrılacağı odada bir hareket, dinamizm vardır ya da çocuğun anne ve babasıyla aralarında yeterli iletişim yoktur. Anne-baba işten geç geliyordur veya çocuk, onlarla doyurucu bir ilişki yakalayamıyordu. Tüm bu nedenlerle iletişimi devam ettirme peşinde olan çocuk, yatağına gitmek istemez.

Anksiyete uyku kalitesini etkiliyor

Anne-baba arasında sorunlar, kavgalar veya anne-babanın psikolojik sorunları varsa, çocukla iyi, güven veren bir ilişki tarzları oluşmamışsa, çocuk, kardeş kıskançlığı yaşıyorsa, okul, öğrenme, uyum sorunları varsa, çocuğun anksiyetesi yükselir. Bu huzursuzluk, uyku kalitesine yansır. Korkuyorum diyebilir, anne-babaya yakın olmak isteyebilir, hele ki küçük kardeş anne-babanın odasında ve o ayrı odada yatıyorsa, o odaya gelme girişimi genellikle olacaktır.

Geçiş nesnesine bağlanmak normal karşılanmalı

Çocuk anneden ayrışmaya tahammül edemediği dönemde bu her çocukta değişken olmakla birlikte 2-3 yaş arası olur bir geçiş nesnesine bağlanabilir. Bu bir battaniye, annenin bir eşyası, yumuşak bir oyuncak olabilir. Bundan dolayı çocuğu yargılamamak, o eşyayı yok etmemek gerekir. Çünkü çocuğun gelişiminde bir anlamı vardır bu nesnenin. Bir sonraki döneme geçebilmesi için çocuk kendisine bir yol bulmuştur.

Sayım çocuklardaki uyku problemlerinin altında nörolojik sorunların da olabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumlarda Sayım bir nörolog yardımının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor.

Uyurgezerlik ve uykuda konuşmanın çocuklarda görülen uyku sorunlarından olduğunu belirten Sayım bu problemlerin çocuk çok derin uykuda olduğu dönemde görüldüğünü söylüyor.

Sayım uyku sorunlarının çözümünde ailelere önemli uyarılarda bulunuyor.

Ailelere Öneriler Neler Olmalı?

– Bebeğin ihtiyaçlarına duyarlı olup, ihtiyaçlarını zamanında karşılayın, bebeği uykudan sık uyandırmayın, fazla uyaran vermeyin.
– Çocuğunuzla güven veren bir ilişki kurun. Ona bireyselleşmesi için destek olun, ona güvendiğinizi hissettirin, fazla korumayın, ama ihmal de etmeyin.
– Uyku öncesi ortamı sakinleştirin. Gürültü, hareketli ve eğlenceli bir ortam varsa, çocuk uyumak istemez.
– Çocuğunuza düzenli zaman ayırın ve onunla kaliteli, keyifli, etkileşim içeren paylaşımlarda bulunun. Oyun oynamak, aktivite yapmak gibi.
– Çocuğunuzu bu sorundan dolayı yargılamayın, cezalandırmayın, hele ki korkuları ve anksiyetesi nedeniyle uyuyamıyorsa, onu anlamaktan uzak bir yaklaşım, hem ilişkinizi bozacak, hem çocuğun sorunu daha da büyüyecektir.
– Onu anlamaya çalışın, dinleyin, rahatlatın.
– Disiplin sorunu var ise, davranış, puanlama çalışmaları yaparak, ödül odaklı ve kararlılık içeren bir sistem kullanabilirsiniz.
– Çocuğun yanında tartışmayın, birbirinizi eleştirmeyin, sürekli her yerde bu sorundan bahsetmeyin…
– Çocuğun uyumunda, dikkatinde, öğrenmesinde sorunlar varsa, alt ıslatıyorsa, agresif ya da içe kapanımı varsa, mutlaka bir uzman yardımı alın.

Küçük Yaşlarda Kuruyemiş Tüketmeye Başlamalıyız

Uzmanlar küçük yaşlardan itibaren çocukların kuruyemiş tüketmeye başlamasını tavsiye ediyor. Kuruyemiş çocuklarda ne gibi faydalar sağlıyor?

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Öztürk, çocukların en az 4-5 yaşına kadar kuruyemiş tüketmemeleri gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Adnan Öztürk, anne ve babaların çocuklarıyla ilgili belli yaş dönemine kadar dikkat etmeleri gereken bazı kurallar olduğunu söyledi.

Ebeveynleri küçük yaştaki çocukların beslenmesi konusunda bazı noktalara dikkat etmeleri konusunda uyaran Prof. Dr. Öztürk, “Çocuklar bu yaşta dişleri tamamen çıkmadığı için büyük yiyecek parçalarını küçük parçalara ayıramazlar. Sert ve kabuklu olan kuruyemişlerde durum daha farklıdır ve bunları dişler aracılıyla öğütmek, küçük parçalara ayırmak çok zordur. Bu nedenle kolaylıkla solunum yollarına kaçabilecek yiyecek türü olan kuruyemiş üzücü istenmeyen olayların yaşanmasına neden olabilir. Boğulmaya bağlı ölümler gerçekleşebilir. Dikkatli olunmalıdır.” dedi.

Kış aylarında zamanın büyük bir bölümünü evde geçirmek zorunda kalan çocukları bekleyen bazı kazalara karşı da dikkatli olunması gerektiğini kaydeden Öztürk, “Evde kayan halılar, tehlikeli cisimler, parçaları çabuk kopan oyuncaklar, kül tablalarında unutulan çöp ve sigara izmaritler çocuklar için en büyük tehlikeler arasında. Evdeki tehlikeli cisimlerden olan bıçak, makas, iğne, kibrit gibi eşyaların ortada bırakılmamalı, bu tür cisimlerin her yaştaki çocuklar için tehlike oluşturabilir. Kül tablalarında bırakılan çöp, sigara izmariti gibi atıkları çocuklar ağızlarına alabilir. Bu da zehirlenme tehlikesi oluşturabilir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir