Abone Olarak Yeni Yazılarımızı İlk Siz Görebilirsiniz.
Ev>>Diyet>>Ülser Diyeti

Ülser Diyeti

Ülser olan kişinin beslenmesi çok önemli bir husustur yediğimiz içtiğimiz besinlerin asit ve baharat değerlerini çok iyi gözden geçirmeliyiz.Tabiki her mide ağrısı Ülserdir diye bir kaide yok.

Mide hastalıkları kendini erken dönemlerde ağrı,şişkinlik,hazımsızlık,kusma,bulantı,midede kazınma şeklinde belli eder. Ağrı genelde karnın üst tarafındadır. Ağrılar süt,antiasit,yiyecek alımı ile azalır. Bunun sebebi mide asidinin azalmasıdır. İlerleyen dönemlerde kanama ve delinme meydana gelebilir ki bu durumda endoskopik veya cerrahi müdahale gerekebilir.

Mide ağrılarının nedenleri;

Ülser (Helicobacter Pylori enfeksiyonu)

Ağrı kesiciler ve aspirin

Safra ve kimyasal tahriş yapan maddeler,aşırı alkol alımı

Hormanal hastalıklar asit artırıcı

Alerji

Ülser az gelişmiş ülkelerde daha fazla görülür. Bunun sebebi hijyen koşullarının daha az dikkate alınması ve bunun sonucu olarak helicobacterin kendine daha çok gelişecek yer bulmasıdır. Sigara ve alkol kullanımı ülser riskini ve buna bağlı diğer rahatsızlıkların artmasına sebep olur. Tedavi esnasında kullanımın devam etmesi tedaviyi geciktirir. Doktora ülser tedavisi için başvurulduğunda bir antibiyotik kürü ve diyet verilir. Aşağıda bu diyetin bir benzeri mevcuttur.

Ülser Diyeti

Süt, salep, ıhlamur, ayran, adaçayı içilmesi iyi gelirken, kahve, çay, limonata, boza, asitli içecekler, alkol iyi gelmez. Kırmızı ve beyaz et ürünler ve balık fırında,haşlama ya da ızgara yenmelidir. Kızartma, salamura, salam, sucuk, sosis tüketilmemelidir. Yağda pişirilmiş olmamak kaydıyla yumurta ve peynir yenilebilir. Et suyuna çorba hariç her türlü çorba tüketilebilir. Sebzelerin hepsi yenebilir.( gaz yapanlar hariç) Tahıl ürünlerde lifli ürünler seçilmelidir. Asitli meyveler hariç hepsi yenebilir. Yağlarda margarin, iç yağ, kuyruk yağı hariç hepsi tüketilebilir. Acı baharat, turşu, sirke, kuruyemiş, sarımsak, hardal tüketilmemelidir. Tatlı olarak sütlü tatlılar seçilmelidir. Yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek yenmelidir. Sofradan doymadan kalkılmalıdır.

Zencefil Mide Rahatsızlıklarına İyi Geliyor

Kokusuyla hafifliği ile kendine hayran bırakan bir bitkidir zencefil.Yemeklerde , tatlılarda , içeceklerde ve bir çok geniş yelpazesi vardır kullanım yeri olarak.

Kış aylarında özellikle çayların içinde vazgeçilmezdir.

Kanserle birlikte mide ağrısına ve vücuttaki iltihapların atılmasına da iyi geliyor…

 

Mide bulantısı, iltihaplanma ve vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olduğu bilinen zencefilin, kanser tedavisinde de etkili olduğu belirtildi. Zencefilin, mide bulantısının giderilmesine ve vücuttan iltihabın atılmasına yardımcı olduğu aynı zamanda afrodizyak etkisinin olduğu belirtildi.

Yumurtalık kanserinde etkili

ABD’deki Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir dizi araştırma, zencefilin yakın gelecekte kanser tedavisinde de kullanılabileceğini ortaya koydu. ABD’li uzmanlar, zencefilin yumurtalık kanserinin tedavisinde kullanılabileceğini duyurdu. Araştırmalarda, toz haldeki zencefil suda eritilerek kanserli hücreye uygulandı.

Zencefilin kanserli hücreyi öldürdüğü ve kanserli hücrelerin kemoterapiye karşı direnç kazanmasını önlediği görüldü. Zencefilin kanser ilaçlarında kullanılabileceğini belirten uzmanlar, kesin etkinin belirlenmesi için araştırmalarını sürdürdüklerini belirtti.

 

Mide Rahatsızlıklarından Kurtulmak İçin Bu Belirtilere Dikkat

 

Mide hastalıklarından en önemlisi ülseri yenmenin ilk adımı belirtilerini bilmek. En baştan hastalığa yakalanmamak için belirtilere dikkat edip ilerlemesini önlemek gerekir.

Denizli Devlet Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ufuk Kutluana, mide ülserinin tok, onikiparmak bağırsağı ülserinin açken ağrı yaptığını söyledi.

Ülserin, sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, onikiparmak bağırsağı ve bağırsaklarda meydana gelen yara olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ufuk Kutluana, midenin iç yüzeyinin mide asidi gibi tahriş edici maddelerle aşınması sonucu meydana gelen sancılı yaranın da mide ülseri olduğunu söyledi.

 

Onikiparmak bağırsak ülserinin, mide ülserine göre çok daha fazla görüldüğünü belirten Kutluana, “Oniki parmak bağırsağı ülseri 30-50 yaşları arasında daha sık olup erkeklerde kadınlara göre 2-4 kat daha fazladır. Mide ülseri 60 yaşından sonra daha sık gözlenir ve kadınlarda daha çok görülür. Ülserin en büyük nedeni Helicobacter pylori adlı bir mikroptur ve düzenli aspirin, antiromatizmal ilaçlar alımıdır.

Aspirin, romatizma ilaçları, sigara ülsere neden olur ya da ülserin iyileşmesini güçleştirir veya iyileşmiş olan ülserin tekrarlamasına sebep olur. Diğer muhtemel nedenler arasında genetik yatkınlık, sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, alkol, kahve alışkanlığı veya asit yapıcı meşrubat içmek sayılabilir”

ÜLSER AĞRISI DEĞİŞİK ÖZELLİK GÖSTERİR
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ufuk Kutluana, ülser hastalığının başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi oluştuğunu belirterek, en sık rastlanan belirtinin karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrı olduğunu ifade etti.

Ülserin belirtilerine değinen Kutluana, şöyle konuştu:
“Genellikle öğün aralarında karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrı meydana gelir. Ülser ağrısı sırta doğru yayılma gösterebilir. Gece hastayı uykudan uyandırabilir. Ülser ağrısı, değişik özellik gösterir. Yani mide ülseri ağrısı yemekten yarım saat kadar sonra başlar, onikiparmak ülseri ağrısı ise mide boşalınca başlar. Yemek yemekle ve antiasit dediğimiz mide asidini nötürleyen çiğneme tableti ve pastillerle birkaç dakika ile birkaç saat arasında ağrı hafifler. Sonbahar ve ilkbaharda ağrıların sıklığı artar. Mide ülserleri, onikiparmak ülserlerine göre daha az ağrılı. Ülserli hastalarda daha az sıklıkla meydana gelen belirtiler ise bulantı, kusma, iştahsızlık ve kilo kaybıdır”

TEDAVİ EDİLMELİ

Ülserin zamanında tedavi edilmemesi durumunda mide delinmesi, sindirim kanalı darlığı gibi önemli rahatsızlıkların oluşabileceğini belirten Dr. Ufuk Kutluana, ülser teşhisinin endoskopi aracılığı ile kolayca yapıldığını belirtti.

Ülseri teşhis ettikten sonra, hastaya mümkün olduğunca düzenli yemek yemesini önerdiklerini anlatan Kutluana, sözlerini şöyle sürdürdü:
“kızartma ve yağlı yiyeceklerin yasaklandığı diyetler uygulamıyoruz ama genel sağlığımızı korumak için zaten bunlardan uzak durmak gerekiyor. Üç öğün düzenli yemek yenmesi, arada ara kahvaltısı alınabilir, aspirin ve ağrı kesici ilaçlardan mümkün olduğunca uzak durulması, sigara ve alkol kullanılmamasını tavsiye ediyoruz. Bunun dışında asit salgılanmasını baskılayan ilaç kullanıyoruz ve helikobakter pylori adındaki bakteriyi ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bakteri ortadan kaldırıldığı zaman hem gastrit hem de ülser iyileştirilmiş olur. Daha sonra bir ay kadar asit seklesyonunu bastıran ilaçlara devam edilir. Toplam bir-bir buçuk aylık ilaç tedavisi ile mide ülserleri veya oniki parmak ülserlerini ortadan kaldırıyoruz.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir