Perşembe, Şubat 25
Ev>>Gebelik - Hamilelik>>Tüp Bebek Tedavisi Çok Kısa Sürede Oluyor, Tüp Bebek Nasıl Yapılıyor?
Gebelik - HamilelikTüp Bebek

Tüp Bebek Tedavisi Çok Kısa Sürede Oluyor, Tüp Bebek Nasıl Yapılıyor?

Tüp Bebek Tedavisi Çok Kısa Sürede Oluyor

İlaç dozlarının azaltıldığı, enjeksiyonların deri altına yapıldığı ”konforlu tüp bebek” tedavisi ile hastaların daha kısa sürede ve daha az vakit geçirerek çocuk sahibi olabileceklerini bildirdi.

Özörnek, yaptığı yazılı açıklamada, gerek tüp bebek konusunda bilginin artması gerek ilaç teknolojisindeki gelişmelerin tedavi şekillerinin değişmesine neden olduğunu anlattı.

İş hayatının ağır koşulları altında çocuk sahibi olmak için tüp bebek merkezine uğrayamayan kadınların ”konforlu tüp bebek” tedavisi ile daha rahat anne olabildiğini aktaran Özörnek, şu bilgileri verdi:

”Hastalar artık daha kısa sürede ve tüp bebek merkezinde daha az vakit geçirerek çocuk sahibi olabilecek. Daha az ve sadece deri altı iğneler kullanarak, neredeyse hiç kan almadan uygulanan tedavi, daha az yan etkili ve en önemlisi daha az stresli. Tedavi boyunca hastaların mümkün olduğunca hayatlarını etkilememeye çalışıyoruz, bir anlamda konforlarını hiç bozmuyoruz. Bu yöntemde ilaç dozları azaltılıyor, yüzde 60 daha az enjeksiyon yapılıyor. Enjeksiyonlar deri altına yapılıyor.

Tedavi süresinde 2-3 kez klinik randevusu alınması yeterli oluyor. Az ilaç kullanarak yapılan bu tüp bebek tedavisine ‘konforlu tüp bebek’ diyoruz. Tedavi, 10-12 gün içerisinde sonuç veriyor. Tedavi, 38 yaşın altındaki yumurtalık kapasitesi yeterli, boy-kilo oranı normal sınırda olan hastalara yapılabiliyor. Konforlu tüp bebek gebelik oranlarını düşürmez. Bu yöntem dünyada yeni yeni yaygınlaşmaya başladı. Türkiye’de de henüz az sayıda iyi laboratuvara sahip tüp bebek merkezinde uygulanıyor.”

Tüp Bebek Tedavisinde Yıllık Masraf Nedir?

Bebek sahibi olmak kolay iş değil. Bir ailenin tüp bebekten sonra yıllık harcamaları ne kadardır? Tüp Bebek Uzmanı Doç.Dr. Ümit Göktolga bilgi veriyor..

Dünyada infertilite yani kısırlık sorunu gittikçe artıyor. Dünyada anne-baba olmak isteyen ama olamayan 5 milyon çift 10 milyon kişi var. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç.Dr. Ümit Göktolga konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Ülkemizde 15 milyon evli çiftin % 15′i çocuk sahibi olabilmek için tedavi görüyor. Türkiye’de yıllık olarak ortalama 50 bin-55 bin IVF yani tüp bebek tedavisi yapılmaktadır. Bu rakam 2011 yılı ortalaması olup  IVF tedavisi uygulanan hasta  oranı yıllık ortalama % 9 büyüme göstermektedir. Yıllık ortalama IUI (aşılama/tüp bebek öncesi yardımcı üreme tekniği) sayısı ise 90 bin-100 bin’dir. IVF yani tüp bebek tedavisi ortalama 2500 $, aşılama ise 750 $ birim fiyatından hesaplayarak yıllık maliyet büyüklüğüne ulaşılabilir. Buna göre toplam infertilite maliyeti büyüklüğü; IVF için 52.500 x2500=131.250.000 $, aşılama için  95000×750=71.250.000 $ ,toplamda ise 202.500.000 $ olarak değerlendirilebilir.

Yıllık sayıların kamu / özel ayrımına gelince oradaki tabloda şudur ki; 2011 verilerine göre  IVF tedavisinin ortalama 10.000’i (%18-20) kamuda yapılmaktadır. Aşılama ise kamu oranı ortalama % 32  (31.000) dir. Yıllık sayıların şehir – bölge olarak ayırımına gelince; yıllık sayıların şehir, bölge ayırımı genel olarak IVF merkezlerinin dağılımı ile paraleldir. Ancak İstanbul bölgesi IVF merkezlerinin 1/3’ünü içermesine karşın siklusların ortalama % 65-70 ini gerçekleştirmektedir.

SGK’ nın Yıllık Yaptığı Ödemeler


SGK  IVF olgularının yaklaşık %11’ine katkı sağlamaktadır. Bu katkı, tüp bebek tedavisi için, ortalama 1.250 TL + ilaç masrafının %80′ dir. İki deneme için ödeme yardımında bulunuyor. Toplamında bir aile için deneme başına  ortalama 2.000 TL katkısı oluyor. Ülkemizde yaklaşık 15 milyon evli çiftin ortalama  % 15-20′si infertilite sorununu yaşıyor. Yılda ortalama  50 bin çift tüp bebek, 100 bin çift ise aşılama tedavisi görüyor. Çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin yıllık harcaması: 30.5 milyon lira! Gebelik Şansını Yükselten 10 Öneri

Doğurganlığı artıran önerileri duymaya hazır mısınız? Özellikle bir yaştan sonra artık vazgeçilen hamilelik çok da uzak bir ihtimal değil..

Özellikle 35 yaş sonrası doğurganlığın hızla düştüğü gerçeği göz önünde bulunduğunda günümüzün modern kadınının, doğurganlık yıllarını uzatmanın yolunu araması kaçınılmazdır. İşte size Op. Dr. Furkan Kayabaşoğlu’ndan doğurganlığı artıracak 10 önemli öneri…

Bir beslenme uzmanına görünün: Beslenmeniz hem sağlığınız hem de doğurganlığınız için çok önemlidir. Bu nedenle yaşamınız için bir beslenme uzmanı edinmelisiniz. Beslenme uzmanınızın önereceği tetkikler ile beslenmenizin kalitesini artırabilirsiniz. Vitamin ve mineral eksikliğiniz, size uygun bir beslenme programı hazırlanarak kapatılabilir. Diyetinize düzen kazandırdıktan yaklaşık dört ay sonra etkilerini fark edeceksiniz.

Vitamin ve mineral takviyesi yapın: Besinler içerdikleri vitamin ve mineraller sayesinde besleyicidirler. Günümüzde hazır gıdaların içerdiği katkı maddeleri nedeniyle besleyici özellikleri düşüktür. Mevsimine uygun meyve ve sebze tüketilmemesi durumunda beslenmenizi vitamin ve minerallerle takviye etmeniz gerekiyor. Eğer kendinize özel bir beslenme programı edinme şansınız yoksa size küçük bir tüyo verelim: Günlük 1000 mg keten tohumu ya da yağı, 1000 mg C vitamini ve çinko alabilirsiniz. Basitçe hamileler için tasarlanmış bir multivitamin tablet almanız benzer etkiyi sağlayacaktır.

Beslenmenizden zararlı yağları uzaklaştırın: Vücudumuz bazı yağ asitlerine ihtiyaç duymaktadır. Mesela balıklarda ve cevizde bol miktarda bulunan omega-3 yağ asidi başta sinir hücreleri olmak üzere birçok hücrenin temel yapı taşıdır. Buna karşın margarinlerde bulunan hidrojenli yağlar ve et – süt ürünlerinde bulunan doymuş yağlardan uzak durmak gerekmektedir.

Vücut ağırlığınıza dikkat edin: Kadınların doğurganlığında vücut ağırlığı çok önemlidir. Doğurganlığın azaldığı belli bir vücut ağırlığı yoktur, hesap yapılırken boy da göz önünde tutulmalıdır. Vücut – kitle indeksinin 20 – 25 arasında olması doğurganlık için idealdir. Vücut – kitle indeks hesaplaması vücut ağırlığının boyun karesine bölünmesi ile hesaplanmaktadır. Hem aşırı zayıf olmak, hem de kilolu olmak yumurtlamayı olumsuz etkilemektedir.

Sigara içmekten vazgeçin: Sigara içmek sadece doğurganlığa değil genel sağlığa zararlıdır. Üreme sağlığı açısından sigara kadınlar için menopoz yaşının daha genç yıllara kaymasına, erkekler içinse sperm hareketliliğinin azalmasına neden olmaktadır. Sigaranın zararlı etkisi sadece nikotin değil içerdiği binlerce kimyasallar nedeniyle olmaktadır. Piyasada ‘light’ şeklinde satışı yapılan sigaraların zararlı etkileri diğerlerine göre daha az değildir. Bu nedenle sigaranın az sayıda tüketilmesi ya da ‘light’ tercih edilmesi doğurganlık üzerine olumsuz etkileri azaltmamaktadır.

Alkol ve kahveyi abartmayın: Bilimsel araştırmalarda doğurganlık üzerine olumsuz etkileyen alkol ve kafein seviyesinin hangi sınırda olduğu üzerine fikir birliği mevcut değildir. Bu nedenle bu maddelerin sosyal hayatta tüketilmelerinin doğurganlığı olumsuz etkilemediği ancak bağımlılık seviyesinde tüketilmesinden uzak durulması önerilmektedir. Özellikle hamilelik planladığınızda alkol ve kahveyi biraz sınırlandırmak yerinde olacaktır.

Sık sık tatil yapın: Hamilelik sıklıkla tatilde oluşmaktadır. Bunun ilk nedeni çiftlerin tatilde günlük streslerden uzaklaşarak daha sık ilişkiye girmeleridir. Stres hem cinsel performansı azaltarak hem de hormonal dengeyi olumsuz etkileyerek doğurganlığı azaltır. Yıl içinde kısa süreli de olsa sık sık tatile çıkarak hayatınızdaki streslerden uzaklaşmaya çalışın.

Cinsel ilişki kalitesini artırın: Çok sık cinsel ilişkiye girmek de çok seyrek ilişki de doğurganlığı azaltacaktır. En uygun olan cinsel performans haftada 2 – 4 arası cinsel ilişkide bulunmaktadır. Bu sıklıkta seks yapmak hem sperm sayısını ve hareketliliğini olumlu etkileyecektir hem de yumurtlama zamanına denk gelerek hamilelik oluşumunu sağlayacaktır.

Sabırlı olun, acele etmeyin: Tüm bu beslenme ve hayat tarzınızdaki değişiklik uyguladıktan sonra hamile kalmak için acele etmeyin. Unutmayın ki her kadın ayda sadece bir gün yumurtlar ve sağlıklı çiftler için aylık hamile kalma oranı %20 civarındadır. Hayatınızdaki bu değişiklikler 3 – 4 ay içinde etkilerini göstermeye başlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir