Pazar, Nisan 18
Home>>Hastalıklar>>Ağız ve Diş Sağlığı>>Tükrük Bezi İltihapları Dişeti Enfeksiyonları
Ağız ve Diş Sağlığı

Tükrük Bezi İltihapları Dişeti Enfeksiyonları

Tükrük Bezi İltihapları Dişeti Enfeksiyonları

Tükrük bezi iltihapları, Abseleşen ve abseleşmeyen ve özel tükürük bezi iltihabı şeklinde 3 tipde görülür.En sık görülen enfeksiyon Kabakulak (epidemik Parotit) tır.

√ Kabakulak (Epidemik Parotit):
Çoçukluk çağının en sık göerülen tükrük bezi hastalığıdır. Kuluçka süresi 14-21 gündür. Parotis isimli ve çenenin üstünde kulağın önünde yer alan tükrük bezinde şişlik, kızarıklık, kanal ağzında hafif bir şişme ve kızarıklık, kulak kepçesinin yer değiştirmesi gibi bulgulara sahiptir. Akıntı iltihap karakterde değildir. Ekşi gıdaların alınması ağrıyı arttırır.

Olguların %30unda ateş yoktur, %75inde iki taraflı etkilenme vardır. Bir tarafın şişmesini takip eden 5 gün içinde diğer taraf ta şişer. Bazen çenealtı tükrük bezleride hastalığa eşlik eder. Kabakulak virüslerle oluşan bir enfeksiyondur. Etken paramikzoma grubuna ait nörotropik bir virus olup, 8. kafa sinirinde geri dönüşümsüz bir lezyon oluşturarak tek taraflı tama yakın bir sağırlığa yol açabilir.

Pankreası tutarak şeker hastalığı , testisler veya yumurtalıkları tutarak kısırlık ve santral sinir sistemini tutarak menenjit yapabilir. Hastalığın 3-4. günlerinde kan ve idrarda amilaz miktarı maksimum düzeye
ulaşır. Tedavi semptomatiktir ağrı kesici ateş düşürücü ilaçlar verilir. Ağrı azaltılır, ateş düşürülür.

√ Diğer Viral Enfeksiyonlar:
Sitomegalovirus, Coxackie A, Echovirus, İnfluenza virusu tükrük bezlerinde enfeksiyona neden olabilirler. Tedavi kabakulaktaki gibi semptomatiktir. HIV enfeksiyonu sıklıkla büyük tükrük bezlerinin tutulumu ile birliktedir. HIV için klinik şüphe olduğunda serolojik testler yapılır.

√ Ani gelişen iltihaplı dişeti ve tükrük bezi infeksiyonu:
Ağız içi boşluktan gelen bakterilerin oluşturduğu tükrük bezinin abseleşmeye meyilli enfeksiyonudur. Sıklıkla parotis bezinde gözlenir. En sık rastlanan etken Stafilokokkus aureus isimli bakteridir daha nadiren Streptokok, E.Coli, Hemofilus influenza görülebilir.

Tükrük bezi aniden şişer ve ağrılıdır. Ateş ve beyaz kan hücrelerinde artma vardır. Parotis bezi tutlunca kulak kepçesi belirginleşir ve hastanın arkasından bakıldığında şişlik rahatlıkla farkedilir. Tükrük bezi elle muayenede hassasdır ve hamur kıvamındadır. Deride kızarıklık olabilir ve abseleşme varsa deri altında yumuşama hissedilir. Tükrük bezinin ağız içindeki kanal ağzına bakarken beze yapılan masaj ile pürülan akıntı geldiği izlenir.

Enfeksiyon dış kulak yoluna atlayabilir. Hastada yüz felci olabilir. Derin boyun absesi ve göğüs boşluğu iltihabı gibi komplikasyonlar olabilir. Hastaların 1/3ü ameliyat sonrası dönemde ağızdan gıda alımı kısıtlanmış ve elektrolit-sıvı dengesi bozulmuş hastalardır. Parotise yapılan masaj ile stenon kanalından ağız içine abse boşalımı izlenebilir.

Tedavide bakterilere etkili yüksek dozda antibiyotikler verilir. Sıvı-elektrolit dengesi düzeltilir. tükürük bezi üzerine sıcak kompresler uygulanır. Siyalogoglar (%2lik pilokarpin damlası verilir, çiklet çiğnetilir,C vitamini tabletleri veya limon emdirilir) ve ağız hijyenine dikkat edilir. Abse varsa, yüz siniri korunarak, yelpaze şeklinde kesi yapılarak abse boşaltılır

Diğer yönlerden sağlıklı çocuklarda görülen parotisin süpüratif enfeksiyonu ayrı bir antitedir. Uygun antibiyotik tedavisi ve takip gerekir. Genelde adolesan dönemde semptomlar sonlanır ve nadiren cerrahi gerekir.

√ Müzmin ve tekrarlayan dişeti-tükrük bezi iltihabı:
En sık parotisde görülür. Altta yatan sebep olarak tükrük sekresyonunun azalması yada durması sorumlu tutulmaktadır. Klinik olarak hastada tekrarlayan, hafif ağrılı
tükrük bezi şişmeleri söz konusudur. Şişliklerin arası birkaç hafta veya birkaç ay olabilir. Taş veya kolaylaştırıcı faktörler varsa bunlar tedavi edilmelidir. Yeterli sıvı alımı , bez masajları yanında akut ataklar sırasında antibiyotik kullanılır. Konservatif tedavinin yetersizliği halinde bezin cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir.

Çenealtı tükrük bezin müzmin ve daraltıcı iltihabı (Kuettner tümörü):
Gerçek bir tümörden ayırtedilmesini zorlaştıracak şekilde Çenealtı bezde sertleşme ve büyüme görülür. Ayırıcı tanı ve histolojik inceleme için tükrük bezi çıkarılır ve böylece tedavi edilmiş olur.

√ ÖZEL TÜKRÜK BEZİ İLTİHAPLARI:
√ Tüberküloz (tbc):
Parotis veya Çenealtı tükrük bezinde ağrısız bir şişlik olur.Enfeksiyonun primer yerleşim bölgesi akciğerlerdir:Röntgende kireçlenme gürülebilir. Akciğerlerde ve diğer organlarda Tbc aranmalıdır. Tedavi, anti-tbc ilaçlar ile yapılır. Enfekte lenf nodlarının ve tükrük bezlerinin fasiyal sinir korunarak çıkarılması gerekebilir.

Aktinomikoz, kedi tırmığı hastalığı seyrek görülen özel tükrük bezi iltaplarıdır

Toksoplazma Belirtileri Nelerdir? – Hamilelikte (Gebelikte), Bebeklerde Ve Kedilerde Toksoplazma Belirtileri

Toksoplazma, dünyada çok yaygın olarak bulunan toksoplazma gondii parazitinin neden olduğu bir hastalıktır. Toksoplazma hayatımızda sıradan bir enfeksiyon olup genellikle belirtileri anlaşılmadan geçirilmesine rağmen toksoplazma enfeksiyonu gebelikte (hamilelikte) oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.

Toksoplazma enfeksiyonu belirtileri, bazı kişilerde grip benzeri belirtilere neden olabilir. Sağlıklı bireylerde belirtilerin anlaşılması güçtür ve genellikle kısa sürede geçer. Bağışıklık sistemi zayıf bireylerde; yaşlılar, bebekler, kemoterapi tedavisi görmüş ve organ nakli olmuş kişilerde bu enfeksiyonun belirtileri görülme ihtimali daha fazladır. Toksoplazma enfeksiyonunun belirtileri herkeste değişiklik gösterir. Çoğu insan bu enfeksiyonun farkında değildir, çünkü genellikle belirtileri yoktur. Toksoplazma enfeksiyonu yaşayan bazı kişilerde;

Lenf bezlerinde şişme,

Baş ağrısı,

Kas ağrıları,

4-5 haftadan uzun süren ağrılı grip olmuşcasına hisler (boğaz ağrısı, ateş),

Görmede azalma, bulanık görme, gözlerde kızarma ve ağrı.

Akciğer sorunları

gibi problemler gözlemlenebilir.

Not: Ayrıca Toksoplazma Nedir? hakkında yazdığımız detaylı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Hamilelikte Toksoplazma Belirtileri

Toksoplazma enfeksiyonu sağlıklı bireylerde pek fazla belirti göstermezken bağışıklık sistemi zayıf ya da zayıflamış kişilerde(gebelerde, bebeklerde, yaşlılarda, nakil olmuş kişilerde) belirtileri daha belirgin olup bireylerde ciddi komplikasyonlara sebebiyet verebilir.

Genel olarak bağışıklık sistemi kuvvetli, sağlıklı bir bireyseniz ve gebe(hamile) değilseniz ve toksoplazma enfeksiyonu tanısı konulmuş ise antibiyotik ya da konservatif tedavisi yeterli olacaktır.

Bebeklerde Toksoplazma Belirtileri

Bir kadın gebelikte(hamilelikte) toksoplazma enfeksiyonuna maruz kalırsa bunun bebeğe geçme ihtimali çok yüksektir. Gebeliğin erken dönemlerinde bu durum bebeğin kaybıyla sonuçlanabilir. Gebelik sırasında bebeğe toksoplazma gondii bulaşır ise doktorlar genellikle pirimetamin ve sülfadiazin ile tedavi önerilmektedir. Toksoplazma gondii ile doğan bebeklerde aşağıdaki belirtiler görülebilir:

sarılık,

körlük ya da ciddi göz enfeksiyonları,

sağırlık,

karaciğer büyümesi,

dalak büyümesi,

gelişim geriliği,

zeka geriliği.

Gözde Toksoplazma Belirtileri ve Tedavisi

Toksoplazma paraziti en çok gözbeyin ve solunum yollarını etkiler. Toksoplazma gondii gözde enfeksiyona neden olur. Buna gözün toksoplazması olarak bilinir. Enfeksiyon görme bozukluklarına yol açarak görme kaybına neden olabilir. Toksoplazma gözde en çok retina ve koroidi etkiler buna retinokroidit denir. Toksoplazma paraziti retinanın herhangi bir kısmının yaralanmasına neden olur. Toksoplazma gözde;

katarakt,

mikroftalmi (gözün normalden daha küçük olması),

optik atrofi (optik sinirlerde kayıp),

beynin görme kısmında hasar

gibi durumlara neden olabilir.

Gözde toksoplazma enfksiyonu tedavisinde damar tıkanıklığına yol açan inflamasyonu kontrol altına alıp bastırmak için kortikosteroidle birlikte antiparaziter ilaçlar kullanılmaktadır.

Kedilerde Toksoplazma Belirtileri ve Tedavisi

Çoğu kedi toksoplazma gondiiye maruz kalarak hastalığa karşı bağışıklık kazanır. Bu  parazite karşı bağışıklık kazanamaması durumunda hafif ishal ve iştah kaybı olabilir. Toksoplazma enfeksiyonu aynı zamanda kedilerin akciğerkaraciğer ve sinir sistemini de etkileyebilir. Hamile kedilerden yavrularına geçen bu enfeksiyondan yetişkin kedilere göre daha çok rastlanır.

Toksoplazma belirtilerinin çoğunu temizleyebilen antibiyotikler vardır. Paraziti öldürmemekle birlikte etkili bir tedavi sağlayabilirler.

Toksoplazma Nedir? – Gebelikte(Hamilelikte) Toksoplazma Testi, Belirtileri Ve Tedavisi

Toksoplazma, tek hücreli bir parazitin neden olduğu bir enfeksiyondur. Bu parazite toksoplazma gondii denir.

Toksoplazma hayatımızda aslında sıradan bir enfeksiyon olmakla beraber, genellikle belirtileri anlaşılmadan geçirilir ve toksoplazma enfeksiyonu gebelikte(hamilelikte) oldukça tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Gebeler günlük hayatlarında alacakları basit tedbirlerle hem kendilerini hem de bebeklerinin sağlığını bu enfeksiyondan koruyabilirler. Her gebe kadının toksoplazma enfeksiyonuna karşı bilinçli ve dikkatli olması gerekmektedir.

Toksoplazma Nasıl Bulaşır?

Toksoplazma gondii,

Kediler toksoplazma gondii parazitinin doğal rezervuarı gibidir ve bu bakterileri dışkıları yoluyla atarlar kedi kumu ve dışkısıyla temasta bulunduktan sonra elin ağza ve burunu götürülmesi,

Az pişmiş ya da çiğ olan et ve et ürünleri (özellikle kuzu eti, domuz eti, geyik eti kabuklu deniz ürünleri) tüketmek,

Kirlenmiş su içmek,

Kirli toprakla temas etmek,

Yıkanmamış sebze ve meyve tüketmek,

Enfekte olmuş kişiden kan almak ya da organ nakli ile bulaşabilir,

Anne-bebeğe doğuştan bulaşma

gibi durumlarda bulaşabilir.

Toksoplazmadan Nasıl Korunulur?

Toksoplazmadan;

Toksoplazma enfeksiyonu taşıyan kemirgen hayvanları yiyen kediler enfekte olur. Kediler bu bakterileri dışkıları yoluyla etrafa yayarlar, bu bakterileri çamaşır suları ve diğer kimyasal temizlik malzemeleri öldürmeyebilir.

Gebeler(hamileler) kedilerinin dışkılarıyla asla temas etmemeli ve kedilerini dışarı bırakmamalıdır. Kedi kumunu gebelik boyunca her gün değiştirilmeli ve mümkünse başkası dökmeli ya da eldiven kullanıp kepçe ile atılmasına dikkat edilmeli.

Meyve ve sebzelerin yetiştiği topraklarda enfekte kedi dışkısı olması durumunda bu sebze ve meyveler yolu ile insanlara enfeksiyon bulaşabilir; meyveler tüketilirken bol suyla yıkanmalı, sebzeler sirkeli suda bekletilerek tüketilmelidir.

Bahçe işleri ile uğraşan kişiler eldiven kullanmalı daha sonra eller sabun ve su ile yıkanmalı.

Enfekte kedi dışkısı ile kirlenmiş otlardan beslenen hayvanlar da bakterinin yayılmasına neden olur. Bu hayvanların etleri çiğ olarak (sosis, salam, sucuk vb.) ya da az pişmiş olarak tüketilmemelidir.

gibi durumlara dikkat ederek korunabilirsiniz.

Toksoplazma Belirtileri Nelerdir?

Toksoplazma enfeksiyonu sağlıklı bireylerde az belirti gösterir ve genellikle kısa sürede geçer. Bağışıklık sistemi zayıf bireylerde; yaşlılar, bebekler, kemoterapi tedavisi görmüş ve organ nakli olmuş kişilerde bu enfeksiyonun semptomları görülme ihtimali daha fazladır. Toksoplazma enfeksiyonunun belirtileri herkeste değişiklik gösterir. Çoğu insan bu enfeksiyonun farkında değildir. Bunun sebebi ise genellikle kesin belirtilerinin olmamasıdır. Toksoplazma enfeksiyonu yaşayan bazı kişilerde;

Lenf bezlerinde şişme,

Baş ağrısı,

Kas ağrıları,

4-5 haftadan uzun süren ağrılı grip olmuşcasına hisler (boğaz ağrısı, ateş), görmede azalma, bulanık görme, gözlerde kızarma ve ağrı

gibi durumlar gözlemlenebilir.

Not: Ayrıca Toksoplazma Belirtileri hakkında yazdığımız detaylı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Gebelikte (Hamilelikte) Toksoplazma

Rahat ve sorunsuz bir hamilelik süreci geçirmek isteyen anne adayları bu dönemde dış etkenlere karşı kendini her zamankinden daha çok korumalıdır.

Toksoplama sıradan bir enfeksiyon olmasına rağmen gebelikte anne ve bebek için oldukça tehlikelidir. Gebelikte toksoplazma parazitinin alınması durumunda kan dolaşımı yoluyla plasentaya ve buradan da bebeğe enfeksiyon bulaşır.

Gebeliğin(hamileliğin) erken dönemlerinde aktif toksoplazma enfeksiyonu bebeği etkiler ise semptomlar hafif ya da oldukça ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu durum enfeksiyonun şiddetine de bağlıdır.

Sağ kalan yeni doğanlarda bu durumun etkileri her zaman hemen görülmemekle beraber, ilerleyen zamanlarda bunun belirtileri açığa çıkabilir.

Toksoplazma enfeksiyonunun kalıcı sonuçları körlüksağırlıkzihinsel ve bedensel gelişimsel gecikmelere sahip olabilirler.

Gebelikte hafta ne kadar ileri ise bebeğin enfeksiyonu kapma ihtimali o kadar yüksektir. Ancak bebeğe zarar verme olasılığı da azalmış olur. Gebeliğin ilk 3 ayında geçirilen enfeksiyonun bebeğe geçme ihtimali %15 iken, gebeliğin 3-6 aylarında %25‘e, son 3 ayda ise bu ihtimal %60‘a kadar çıkmaktadır.

Toksoplazma Testi Nedir?

Toksoplazma testi gebelikte(hamilelikte) doğum öncesi yapılan testlerden biridir. Bu testler kişide herhangi bir hastalığın olup olmadığını varsa bulunan bir rahatsızlığın sebebini belirlemek için yapılır.

Toksoplazma testi 2 parametreden oluşur; toksoplazma IgG ve toksoplazma IgM. Toksoplazma testinde IgG değeri pozitif(+) çıkarsa aktif halde bir enfeksiyon yoktur. Önceden geçirilmiş enfeksiyonu, IgM değeri pozotif(+) çıkarsa aktif olarak bulunan enfeksiyonu gösterir.

IgG pozitif ve IgM pozitif yani her ikisi de aktif ise test 2 hafta geçtikten sonra tekrar yapılır ve titrasyon değerlerine bakılır. Doktorunuz bebeğinizin semptom riskini azaltmaya yardımcı olmak için çeşitli ilaç tedavilerine başvurur.

Toksoplazma IgG Nedir?

IgG (ımmunoglobulin G), insan vücudunda en çok bulunan antikor türüdür antikorların yaklaşık %80‘ini oluşturmaktadır. IgG antikoru vücudumuzu bakteri, parazit ve virüslere karşı korumaktadır.

Toksoplazma IgM Nedir?

IgM (ımmunoglobulin M), insan vücudunda kanda ve lenf sıvısında bulunmakur ve tüm antikorların %10‘unu oluşturur. IgM antikoru vücudumuzdaki iltihap ile mücadele eder.

Gebelikte (Hamilelikte) Toksoplazma Belirtileri

Toksoplazma enfeksiyonu geçiren pek çok kişide bunun etkileri gözlenmez. Aşağıda belirteceğimiz belirtiler, hastalığı geçirmiş gebelerin sadece %10‘unda gözlenmiştir.

Baş ağrısı,

Yorgunluk ve halsizlik,

Ateş,

Boğaz ağrısı,

Kaslarda ağrı,

Lenf bezlerinde ağrı ve şişlik.

Toksoplazma Testi Nerede Yapılır?

Toksoplazma testi hastanelerde ve doktor kontrolünde gebelikte özellikle rutin aralıklarla yapılır.

Toksoplazma Testi Nasıl Yapılır?

Toksoplazma testi, her bireyin doktorundan yapılmasını isteyebileceği bir test olup genellikle her gebelikte doktorun tekrardan yapılmasını istediği bir testtir.

Toksoplazma IgG ve toksoplazma IgM testleri ile kişinin geçmişte veya hali hazırda toksoplazma gondii enfeksiyonunu geçirip geçirmediğini öğrenmek için yapılır. Toksoplazma IgG ve IgM testi koldaki damar yolundan kan alınmasıyla kandan elde edilecek olan serum yoluyla yapılır. Sonuçların pozitif çıkması durumunda doktorunuz uygun gördüğü antibiyotik tedavisine başvurur.

Toksoplazma Tedavisi Ne Kadar Sürer? – Doğal Tedavisi – Gözde Ve Hamilelikte Toksoplazma Tedavisi

Toksoplazma tedavisi, doktor denetimi altında düzenli olarak devam ettirilmesi gereken bir süreçtir.

Toksoplazma hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak için Toksoplazma Nedir? ve Toksoplazma Belirtileri Nelerdir? yazılarımıza bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Dünyada çoğu gebe(hamile) kadına toksoplazma testi uygulanmaz ve bebekleri enfeksiyon açısından taranmaz . Detaylı tarama yapılmadığında toksoplazma enfeksiyonunun teşhis edilmesi zordur, çünkü belirtileri grip gibi yaygın hastalıklara benzemektedir. Ancak özellikle sağlıklı bireylerde her  zaman tedaviye gerek  görülmez. Gebelerbebekleryaşlılar ve kemoterapi tedavisi uygulanmış kişilerde toksoplazma enfeksiyonunun  şiddetini azaltmak için ilaç tedavisi önerilir.

Toksoplazma Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Çoğu bağışıklık sistemi sağlıklı insanda toksoplazma enfeksiyonunda tedavi gerekmez. Ancak aktif olarak enfeksiyon nüksediyorsa ve belirtileri  1-2 aydan uzun süre devam ediyorsa doktorunuzun uygun gördüğü tedaviye başlanmalıdır. Toksoplazma enfeksiyonunda doktorlar şu ilaç tedavilerine başlayabilir:

Daraprim(Pirimetamin): Genellikle sıtma tedavisinde kullanılan bu ilaç folik asit antagonistidir ve bu ilacın uzun süre kullanılması durumunda vücudunuzda folat seviyesinde önemli ölçüde azalma olacaktır. Doktorunuz folik asit takviyesi almanızı önerecektir.

Sulfadiazine: Bir antibiyotik çeşididir. Toksoplazma enfeksiyonunu tedavi etmek için daraprim ile birlikte kullanılır. Bu ilaç tedavilerinin süresi doktorunuz kontrolünde yapılacak testlerin vereceği sonuçlara göre kişiden kişiye değişiklik  gösterir.

AIDS hastası olan kişilerde bu tedavi daha farklıdır. Bu hastalarda tercih edilen tedavi de pirimetamin ve sülfadiazin olur. Pirimetamin ile alınan cleocin diğer bir alternatiftir.

Toksoplazma Doğal Tedavisi

Toksoplazma ciddi olarak tıbbı müdahale gerektirmeyen belirtileri varsa kendinizin uygulayacağı doğal yöntemlerde bulunmaktadır.

Beslenme Düzeni: Bir parazitle savaşmaya çalışırken parazit öldürücü bir diyet uygulamak Çiğ kabak çekirdeği, nar, ananas, lahana, havuç, limon, radicchio,  badem, sarımsak, zencefil, turp, soğan, acı biber, papatya çayı, komboçya çayı gibi etkisi muhtemel olarak bilinen parazit karşıtı gıdalar tüketebilirsiniz.  Bunlara karşın alkol, şeker, domuz eti, buğday ve işlenmiş gıdalar da kaçınmanız gerekenler arasında yer almaktadır.

Berberine: Doğal bir alkaloid olan berberine bitkisi, toksoplazmaya neden olan paraziti engelleyebilme özelliğine sahiptir.

Hindistan Cevizi Yağı Esansiyeli: Yapılan araştırmalara göre hindistan cevizi yağı esansiyelinin toksoplazma enfeksiyonuna karşı engelleyici bir etki gösterdiği görülmüştür.

Kekik Esansiyel Yağı: Kekik yağının toksoplazma gondiinin neden olduğu intraserebral  kisitleri yok etmede etkili olduğu bilinmekte.

Radicchio:Yine parazit karşıtı olarak bilinen radicchio bitkisi pek çok sağlık yararına sahip, acı ve mor yapraklı bir sebzedir. Toksoplazma enfeksiyonuna sahip kişilerin beslenme düzenlerine eklemeleri gerekir.

Toksoplazma Göz Tedavisi

Gözde toksoplazma enfksiyonu tedavisinde damar tıkanıklığına yol açan inflamasyonu kontrol altına alıp bastırmak için kortikosteroidle birlikte antiparaziter ilaçlar kullanılmaktadır.

Anti Rubella IgG Ve IgM Nedir? – Pozitif Ve Negatif Çıkması

Anti rubella IgG ve IgM, kızamıkçık virüsüne karşı bağışıklığınızın olup olmadığını, bu enfeksiyona yakalanma ihtimalinizi öğrenmek ve rubella enfeksiyonu teşhisi için yapılan bir kan testidir. Ayrıca kızamıkçık testi olarak da bilinmektedir.

Rubelle (kızamıkçık) genellikle çocukluk döneminde geçirilen bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamıkçık ateşli ve kırmızı lekeli döküntülü bir hastalıktır. Rubella virüsü bulaştıktan 2-3 hafta içinde belirtileri görülür ve bu süreçte çevremizdeki kişilerde dağılarak yayılır. Enfeksiyonun belirtileri  3-4 gün sürer ve kendiliğinden hafifleyerek geçer.

Anti rubella testi gebelikte doktorların yaptırmanızı istediği testlerdendir. Rubella enfeksiyonu gebelikte anne adayında pek belirti göstermezken, bebekte önemli derecede zararlara neden olabilir. Özellikle hamileliğin ilk 4 ayında bebeğin organ oluşumu gerçekleştiği için ilk 4 ayda rubella enfeksiyonu geçirilmesi tehlikelidir.

Rubella aşısı ile bu enfeksiyona karşı korunabilir bağışıklık oluşturabilirsiniz. Rubella aşısı yeni doğanlarda 12. ve 18. aylarda yapılmaktadır. Bu aşıyı pekiştirmek amaçlı 6-7 yaşlarında tekrardan yapılır ve ömür boyu koruma sağlar.

Not: Ayrıca CMV (Sitemegalovirüs) Nedir? – Anti IgG ve IgM Virüsü Ne Demek? konularıyla alakalı yazdığımız detaylı bilgiler içeren makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Rubella Enfeksiyonu Belirtileri

Rubella enfeksiyonu, çocukluk döneminde hafif olarak bazen de belirtisiz atlatılır. Genellikle yüz bölgesinde başlar ve vücuda yayılarak çoğalır. En yaygın belirtileri;

hafif ateş,

boyunda ve kulak arkasında şişme,

gözde şime ve kızarma,

burun akıntısı,

baş ağrısı,

öksürük,

eklem ağrıları

olarak görülmektedir.

Anti Rubella IgG Nedir?

Anti rubella IgG, kızamıkçık virüsünü önceden geçirip geçirmediğinizi, bağışıklığınızın olup olmadığını gösteren testtir.

Rubella IgG pozitif çıkması bağışıklığınızın olduğunu, yani kızamıkçık tehlikesinin olmadığı anlamına gelir. Rubella IgG negatif ise bağışıklığınız yoktur, bu kişilere rubella aşılaması yapılabilir.

Anti Rubella IgM Nedir?

Anti rubella IgM, kızamıkçık enfeksiyonunu şu anda geçirip geçirmediğinizi gösterir.

Anti Rubella IgG Pozitif Çıkması – Negatif Çıkması

Rubella IgM pozitif çıkması enfeksiyonu geçiriyorsunuz demektir. Rubella IgM negatif çıkması enfeksiyonu şu an geçirmiyorsunuz, ancak bağışıklığınız kuvvetli değilse rubella virüsüne açık durumdasınız demektir.

Anti Rubella IgG Referans Aralığı – Normal Değerleri

<5 IU mL çıkması negatif,

>=10 IU mL çıkması pozitif,

5-10 arasında değerler çıkması belirsiz kabul edilir.

Gebelikte (Hamilelikte) Anti Rubella Virüsü

Rubella virüsü, bağışıklığı kuvvetli insanlarda pek belirti vermeden kendiliğinden geçerken, gebelikte virüsün anne karnındaki bebeğe geçmesi oldukça tehlikeli olabilmektedir. Özellikle gebeliğin ilk 3. ve 4. aylarında tehlike oldukça yüksektir. Gebeliğin ilk 4 ayında bebeğin organ oluşumu gerçekleştiği için ilk 4 ayda rubella enfeksiyonu geçirilmesi tehlikelidir. Rubella virüsü ile enfekte olan bebeklerde konjenital rubella sendromu (CRS) olarak adlandırılan doğum kusurlarına neden olabilir.

Konjenital rubella sendromu bebeklerde aşağıdaki ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir;

kalp rahatsızlıkları,

görmede bozukluk,

katarakt,

sağırlık,

zeka geriliği,

mikrosefali (kafanın olması gerekenden küçük olması),

karaciğer büyümesi,

dalak büyümesi,

şeker hastalığı,

trombosit düşüklüğü

gibi rahatsızlıklarla doğabileceği gibi anne karnında ölüme de neden olabilir. Bu nedenle gebeliğin ilk 4 ayı rubella virüsü oldukça tehlike arz ederken gebeliğin 6. ayından sonra geçilen rubella enfeksiyonu bebeğiniz için tehlike oluşturmamakta ve bebekte herhangi bir hasara neden olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir