Pazar, Ağustos 1
Home>>Ebeveyn>>Çocuk Gelişimi>>Otistik Çocukları Olan Ailelerin Durumu

Otistik Çocukları Olan Ailelerin Durumu

Sağlıklı insanlar gibi davranamadıkları için toplumdan dışlanan otistik gençlerin ailelerinin en büyük kaygısı, kendilerinden sonra çocuklarına kimin bakacağını bilememek…

Antalya’da aynı  rehabilitasyon merkezine giden ve otizm ile yaşamayı öğrenmeye çalışan 17  yaşındaki Uğur Ataç ile 21 yaşındaki Cenk Bal, toplum içinde var olma mücadelesi  veriyor.
Doğuştan gelen ya da yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan karmaşık bir  gelişimsel bozukluk olan otizmin, beynin yapısı ya da işleyişini etkileyen bazı  sinir sistemi sorunlardan kaynaklandığı sanılıyor. Hastalıkları Kontrol Etme ve  Önleme Merkezinin 2019verilerine ABD’e 88 kişiden birinde görülen otizmin  sıklığı üzerine Türkiye’de ise henüz bir araştırma bulunmuyor.

Eğer yaşamının ilk üç yılında başkalarıyla göz teması kurmuyorsa, ismi  söylediğinde bakmıyorsa, söyleneni işitmiyor gibi davranıyorsa, parmağıyla  istediği şeyi göstermiyorsa, oyuncaklarla oynamayı bilmiyorsa, akranlarının  oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa, bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz  ortamlarda söylüyorsa, konuşmada akranlarının gerisinde kalmışsa, sallanmak,  çırpınmak gibi garip hareketleri varsa, gözleri bir şeye takılıp kalıyorsa, bazı  eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapıyorsa, günlük  yaşamındaki düzen değişikliklerine aşırı tepki veriyorsa, çocuğun otizm açısından  değerlendirilmesi gerekiyor.

Birleşmiş Milletlerin 2017’de aldığı kararla, her yıl 2 Nisan tarihi  Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak kabul ediliyor. Bugün, otizm konusunda  farkındalık yaratacak çalışmalara imza atılıyor.

-Küçük şeylerle mutlu olmak-
Ev kadını Zerrin Ataç ve mali müşavir Hakan Ataç çiftinin ilk çocukları  Uğur Ataç’a 3 yaşında ”otizm” teşhisi konuldu. Beyin gelişimini engelleyen  hastalık nedeniyle yaşıtlarına göre geç gelişen Uğur Ataç, ailesinin tüm  uğraşılarına rağmen konuşamadı. Anne ve babası, bugün 17 yaşında olan Uğur’a  hayatlarını adadı.

Bugüne kadar oğlundan bir kez bile ”Anne” sözünü işitmemenin üzüntüsünü  yaşayan anne Zerrin Ataç, otistik bir çocuk annesi olmayı AA muhabiriyle  paylaştı.

”Artık Uğur ile hayallerimizi bastırmayı öğrendik” diyen Ataç, hayal  kırıklıklarını şöyle dile getirdi: ”İlk eğitime başladığında, ’Sabredin. Tedavi 3-6 ayı bulur’ dediler. Yıllar geçti ama Uğur’da değişim yok. Diğer çocuklar önlük giydi, okula gitti,  ama Uğur bunları yapamadı, arkadaşları olmadı. Bir gün kapım açık kalmış, ben  evdeydim. Komşumun kızı annesine ’Anne’ diye seslenince bir anda Uğur’un bana
seslendiğini sandım ama yanılmışım. O gün çok kötü olmuştum. O kadar emek  harcıyorsunuz, büyütüyorsunuz ama bir ’Anne’ kelimesini bile duyamıyorsunuz.”

Uğur Ataç’ın konuşmadığı için toplumla kaynaşamadığını belirten Zerrin  Ataç, oğlunun isteklerini anlatamadığı zaman büyük sıkıntı yaşadıklarını  kaydetti. Anne Ataç, ”3 çocuğumuz var, diğer iki çocuğumuz sağlıklı. Uğur’da  yaşayamadıklarımızın özlemini onlarda gideriyoruz. Ama onların zamanlarını çalıp,  Uğur’a veriyoruz. O bizim büyümeyen çocuğumuz. Uğur bize sabretmeyi ve küçük  şeylerle mutlu olmayı öğretti.”

-Baba Ataç’ın endişesi oğlunun geleceği-
Uğur Ataç’ın babası Hakan Ataç ise Uğur’da yaşadıkları özlemleri, Nisa ve  Talha adlı diğer çocuklarıyla giderdiklerini söyledi. Ataç, ”İyi ki bu çocukları  dünyaya getirmişiz. Yoksa bize ’Baba’ ya da ’Anne’ diye kim seslenecekti?”  dedi.

Oğlunun geleceğinden endişe duyan Ataç, kendilerine bir şey olursa  çocuklarını bırakabilecekleri bir kurumun olmamasından yakındı. Ataç, ”Bugün  yaşıyoruz ve onlarla ilgileniyoruz. Bir gün öleceğiz, o zaman bize muhtaç olan bu  çocuğumuza kim bakacak?” diye konuştu.

-Cenk, karşılıksız sevmeyi öğretti-
Perihan ve Ercan Bal çiftinin ilk çocukları Cenk Bal’a ise 4 yaşında  otizm teşhisi konuldu. Bugün 21 yaşında olan Cenk Bal, konuşuyor ama toplumla  kaynaşmada sorun yaşıyor. Cenk Bal’ı mutlu eden tek şey, annesinin ona aldığı  rengarenk iplerle uğraşmak.

Oğlunun iplerle resim yaptığını anlatan anne Perihan Bal, oğluyla bu  şekilde iletişim kurduklarını kaydetti. Oğullarının kendilerine, küçük şeylerle  mutlu olmayı öğrettiğini ifade eden Bal, ”Geçenlerde bana ’Akşam yemekte ne  var?’ diye sordu. Oğlumun ağzından duymadığım bir cümleydi. İnanın o kadar mutlu  oldum ki” dedi.

Cenk Bal’ın babası Ercan Bal da otistik insanların çıkar, menfaat  bilmediklerini ve karşılıksız sevgiyi öğrettiklerini söyledi. Otistiklerin normal  davranış sergileyemedikleri için toplumdan dışlandıklarını kaydeden Bal,  ”Evladınızın gelecekte bir mevkiye geleceğini görememek, onun iyi bir meslek  sahibi olacağının hayalini bile kuramamak, böyle bir mutluluğu yaşayamamak bizi  çok üzüyor” diye konuştu. Çocuklarda Ateşli Havale Durumunda Ne Yapılmalı?

Dr. Ece Şule Aslan, çocuklarda görülen ateşli havale durumunda ailelere önerilerde bulunuyor. Bu durumun belirtileri ve çareleri..

Çocuğunuz küçükse her ateşlendiğinde sizi “Havale mi geçirecek?” korkusu sarabilir. İşin doğrusunu, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Şule Aslan’dan öğrendik.

Belirtileri

Daha çok 6 ay ile 6 yaş arasında mikrobik enfeksiyonlara bağlı ateş sırasında görülen ateşli havale, vücut ısısının yükselmesine bağlı olarak beyin sisteminin etkilenmesi sonucu bilinç kaybı ile birlikte ortaya çıkan bazı belirtilerle kendini gösterir.

  • Gözleri bir noktaya dikme,
  • Kasılma,
  • Ağzından köpük gelme,
  • Morarma,
  • İdrar ve dışkı kaçırma gibi bulgulardan hepsi veya birkaçı bir arada görülebilir. Bazı ailelerde ateşli havaleye yatkınlık olabilir.

Yapmanız gerekenler

  • Panik yapmadan yatırın.
  • Kusarsa başını yana çevirin.
  • Ağzında bir besin varsa çıkarmaya çalışın.
  • Havale sırasında çocuğunuzun solunum yollarını açık tutmaya çalışın.
  • Dişlerinin arasına kesinlikle bir şey sokmaya çalışmayın. Aralayabiliyorsanız eliniz dışında atkı, bez gibi yumuşak bir eşyayla ağzını aralayın.
  • Ateşini düşürmelisiniz. Bunun için vücudunu soyun. Ilık su ile soğutma uygulayın.
  • Doktorunuzun önereceği fitil/şurup kullanın.
  • Çocuğunuzu kesinlikle yalnız bırakmayın.
  • Havale durunca hemen doktorunuzu arayın ve önerilerine göre hareket edin.
  • Eğer havale uzarsa acil tıbbi yardım için en yakın sağlık kuruluşundan yardım isteyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir