Cumartesi, Şubat 27
Ev>>Faydalı Bilgiler>>Hamilelikte Rahat Bir Uykunun Püf Noktaları
Faydalı BilgilerGebelik - HamilelikSağlık Haberleri

Hamilelikte Rahat Bir Uykunun Püf Noktaları

Hamilelik Döneminde Uyku Problemleri ve Çözümleri

Doğal kumaştan giysiler seçilmeli, en rahat kıyafetler giyilmeli ve yatak rahat olmalı.. Odanın iyi havalandırılmış olması da önemli..

Doğal kumaşlardan üretilen pijamalar ve kıyafetler hamilelikte rahat bir uyku için çok önemlidir. Sentetik çamaşırlar cildinizin nemini hapseder ve uyurken üzerinize yapışır.

Yumuşak bir sütyen, bol pamuklu tişörtler ve yumuşak pijamalar tercih edilmelidir. Bazı kadınlar ipek kumaşlarla da rahat ettiğini söylemektedir.

Özellikle hamileler için üretilen pijamalar ve çamaşırlar da vardır. Bunları seçerken vücudunuzun sürekli büyüyeceğini hesaba katarak tercih yapmanız gerekir. Beli lastikli ve esneyebilen pijamalar önerilebilir.

Hamilelik sütyeni ve kemeri göğüs ve karnınızı destekleyebilir. Eğer üşüdüğünüzü hissederseniz yumuşak bir çift çorapla da yatağa girebilirsiniz.

Gebelikte Sindirim Sistemi Sorunları ve Çözümleri

Gebelik süresince anne adayının vücudunda meydana gelen ve onu doğuma hazırlayan fizyolojik değişimlere bazı kadınlar kolayca uyum sağlarken, bazıları bu durumdan olumsuz etkileniyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, anne adayının vücudunda meydana gelen ve onu doğuma hazırlayan fizyolojik değişimler hakkında bilgi verdi: “Gebelik, hiç şüphesiz bir kadın için hayatının en önemli, en değerli, en hassas dönemi. Bu çok özel sürenin sağlıklı ve mümkün olan en rahat şekilde geçirilmesi, hem anne adayının hem de bebeğinin, ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından büyük önem taşır. Gebeliğin seyri boyunca kadının vücudunda birtakım değişiklikler meydana gelir. Bu değişikliklerin  bir bölümüne kolayca uyum sağlanır, bazılarıysa anne üzerinde olumsuz etkiler oluşturur. Aslında bu değişikliklerin bazıları koruyucudur, yani annenin vücudunun gebeliğe uyum sağlamasına imkan verir.
Bağlar ve kaslar esniyor
Leğen kemiği ve karın içerisindeki bağlar ve kaslar daha esnek hal alır, uzarlar. Böylece büyümekte olan uterusun burada tutunmasını, sabitlenmesini sağlar. Gebelik süresinin sonlarına doğru omurganın üst kısmı biraz daha geriye yaslanarak rahimin diğer organlar üzerine oluşturduğu basıyı azaltmaya çalışır. Leğen kemiğini oluşturan eklemler esner ve doğum için hazırlanmaya başlar. İşte tüm bu değişiklikler, vücuttaki salgıları artan ya da değişime uğrayan östrojen ve progesterone gibi hormonlar   aracılığıyla gerçekleşir.

Göğüs kafesi genişliyor
Büyümekte olan rahim, sadece öne, karın duvarına ve aşağıya, alt karın içerisindeki toplardamarlara bası yapmakla kalmaz, aynı zamanda yukarıya doğru da büyüyerek göğüs kafesinin alt kısmı ve diyafram kası üzerine de bası oluşturur. Göğüs kafesi genişler ve hamile kadın eskiye göre biraz daha sık nefes almaya başlar.  Hatta bazen nefesi yetmiyormuş   hissine kapılabilir.

Bütün bu mekanik ve hormonal değişiklikler, fizyolojiktir. Hepsi, anne adayının vücudunun gebeliğe uyum sağlayarak doğuma hazır hale gelmesini sağlama amacına yöneliktir. Bu değişimlerin bazıları tüm gebelik boyunca devam ederken bazıları belli dönemlerle sınırlıdır.

Sindirim sistemi üzerine etkileri
Bebek, anne rahminin kendisine sağladığı güven içerisinde yaşamını sürdürürken, giderek büyüyen rahim ve diğer değişiklikler, sindirim sistemi üzerinde de önemli etkiler oluşturur.

Gebelikte ortaya çıkan sindirim sistemi etkilerinin arasında hemen herkes tarafından bilinen ve gebelik denilince ilk akla gelen belirtiler, bulantı ve kusma. Dolayısıyla her gebe kadın bu tür bir belirtiyle karşılaşabileceğini bilir. Bulantı ve kusma korkusu, bazı kadınlarda belirgin iştah ve kilo kaybına yol açabilir. Oysa gebeliğin sindirim sistemi üzerinde oluşturabileceği diğer etkiler ve gebelik öncesinde var olan sindirim sistemi hastalıklarının ne şekilde seyredebileceğinin bilinmesi büyük önem taşır.

‘Aşerme’nin bilimsel açıklaması
‘Aşermek’ olarak bilinen durum da dahil olmak üzere kadının sindirim sistemiyle ilgili hissettiği pek çok değişiklik aslında gebeliğin oluşturduğu etkilerden kaynaklanır. Anne adayının koku ve tat alma duyularında farklılık  başlamıştır. Bu değişiklikler yeme- içme, beslenme alışkanlıklarının değişmesine neden olabilecek boyuta ulaşabilir. Anne adayı gebelik öncesi rahatsız olmadığı kokulara ve tatlara tahammül edemeyebilir.

Ağız hijyeni bozulabilir
Tükürük bezleri daha fazla çalışmaya başlar ve daha fazla tükürük salgılar. Asidik etkiye sahip tükürük yüzünden diş çürükleri görülebilir. Diş etleri daha duyarlı olur, hafifçe şişebilir ve kolay kanar.

Ağız hijyenine dikkat edilmesi,  yumuşak bir diş fırçasıyla  düzenli   ve etkili bir ağız bakımı yapılması,   anne adayını bu olumsuz etkilere   karşı korur.

Bağırsaklara baskı,  kabızlık nedeni
Kabızlık, gebelik süresince gözlenen bir başka değişiklik. Bu süreçte artan gebelik hormonlarından biri, sindirim kanalındaki adalelerin gevşemesine ve dolayısıyla bağırsak içerisinde gıdaların daha yavaş ilerlemesine neden olur. Ayrıca büyüyen uterus, karın boşluğu içerisinde kalın bağırsağın   çeşitli bölümlerine bası oluşturarak organın içeriğinin ilerlemesine engel olabilir. Sonuç, anne adayının belirgin şekilde kabız olmasıdır.

Benzer bazı başka mekanizmalar, gebelikte sık görülen bir başka sindirim sistemi belirtisi reflüye ve göğüs kemiği arkasında yanmaya yol açar. Yemek borusuyla mide arasındaki bağlantıda bulunan adaleler, gebelik hormonlarının etkisiyle gevşerken, büyümekte olan rahim, mide içeriğinin  yemek borusuna doğru geri itilmesine neden olur. Özellikle mide doluyken yatıldığında bu etki daha da
belirgin hal alır. Gebeliğin son dönemlerinde, midenin bir bölümünün de baskısıyla diyaframın üst kısmına  itilmesi sonucu mide fıtıkları da   görülebilir.” Gebelikte Hangi Maddelerden Kaçınmak Gerek?

Alkol ve sigara, bebeğimiz hayatımıza girmeden önce hayatımızdan çıkmalı. Gebelikte kesinlikle kullanılması tavsiye edilmiyor..

Doç. Dr. Dolunay Gürses, hamilelikte alkol ve sigara kullanımının çocukta doğumsal kalp deliklerinin oluşmasını tetiklediğini söyledi.

Gürses, yaptığı açıklamada, çocukluk çağında görülen kalp hastalıklarının doğumsal veya sonradan kazanılan türden olabileceği gibi akraba evliliklerinde de oldukça yaygın görüldüğünü ifade etti.

Bu nedenlerle ciddi sorunlar haline gelen bu hastalıkta kalp deliği rahatsızlığı ile çok sık karşılaştıklarını vurgulayan Gürses, hastalığın tedavisinde erken tanının çok önemli olduğunu belirtti.

Tedavi zamanlamasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Gürses, şunları kaydetti:
”Vaktinde tedavi yapılabilirse bu hastalıkları çok rahatlıkla çözebiliyoruz. Tedavi zamanı kaçırıldığında ise bebeklerimizin ve hastalarımızın ameliyat şansları bile ortadan kalkıyor. Hamilelikte 18-22 haftalar arasında anne karnında bu tür sorunların olduğunu tarayabiliyoruz. Özellikle kardeşlerinde kalp deliği olması halinde, anne ve babada veya ailede bu tür hastalık varsa erken tarama daha da önemlidir. Hastalıklarda tanıdan sonra izlem de tedavi zamanlaması açısından çok önemli.”

”Hamilelikte alkol ve sigara kullanımı çocukta doğumsal kalp deliklerinin oluşmasını tetikliyor” diyen Gürses, ”Genetik faktörlerin yanında alkol ve sigaranın üzerinde durulması gerekir. Bebeğin anne karnındayken alkol ve sigaraya maruz kalması doğumsal kalp hastalıklarını, özellikle kalp deliklerini artırıyor. Bu nedenle özellikle hamilelik döneminde alkol ve sigaranın tüketilmemesi gerekiyor. Anne karnında sigara veya alkole maruz kalmak en önemli çevresel risk faktörlerimizdendir” diye konuştu.

Pamukkale Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürses, doğumsal olanların dışında sonradan kazanılan kalp hastalıkları da olduğunu, bunların içerisinde halk arasında ”romatizma” diye adlandırılan ”akut romatizmal ateş” şeklinde tanımlanan hastalığın genetik nedenlerle ülkemizde çok sık görüldüğünü belirtti.

Hastalığın tedavisinin çok kolay ve önlenebilir olmasına rağmen ciddi kalp kapak sorunlarına götürebileceğini de dile getiren Gürses, şunları kaydetti:
”Aslında halk arasında ‘beta’ denilen etkenin yol açtığı boğaz iltihabı sonrası eklem ağrıları, ardından kalp kapaklarının tutulumuyla giden bir hastalık. Beta hemolitik streptokok etkeninin yol açtığı boğaz enfeksiyonları zamanında ve tam olarak tedavi edilirse akut romatizmal ateş de çok rahatlıkla önlenebilir. Fakat tedavinin tam yapılamamasına ve verilen antibiyotik tedavisinin 10 gün kullanılması gerekirken erken dönemde kesilmesine bağlı olarak çocuklarımız kalp kapağı tutulmaları ile karşımıza geliyor. Ayrıca çocukluk çağında basit grip gibi geçirilen viral enfeksiyonlar da kalp kasında etkilenmelere yol açabiliyor. Bu nedenle enfeksiyonlar sırasında çocukların istirahat etmesi, aktif spor yapmamaları önem taşıyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir