Cuma, Haziran 25
Home>>Cinsel Sağlık>>Erkeklerde Cinsel Sorunlara Yeni Çözümler
Cinsel SağlıkErkek HastalıklarıHastalıklarTedaviler

Erkeklerde Cinsel Sorunlara Yeni Çözümler

Erkeklerde Cinsel Sorunlara Yeni Çözümler

Ülkemizde oldukça sık görülen iktidarsızlık sorunu tarih mi oluyor? Ürolog doktorların yaptığı çalışmalarla yeni tedavi yöntemleri geliştirildi..

Geniş çaplı araştırmalara göre ülkemizde iktidarsızlık görülme oranı %69.2′dir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı pek çok erkek bir uzmana başvurmak yerine derdi ile başbaşa kalıyor. Oysa günümüzde iktidarsızlık tedavisi artık çok daha kolay. KadıköyŞifa Sağlık Grubu ürologları Op. Dr. Levent Gürkan ve Op. Dr. Mustafa Günhan yeni ve başarılı tedavi yöntemi EDSWT ile ilgili en önemli soruları yanıtlıyor.

İktidarsızlık nedir?

Esasında 1992 yılından beri bilimsel ortamda “iktidarsızlık” kelimesini kullanmıyoruz çünkü erkeğin cinsel “iktidarını” kaybetmesi sadece cinsel organının sertleşmemesini değil, bunun yanında erken boşalma sonucu eşini tatmin edememesini veya stresli yaşamı yüzünden isteğini kaybetmesi gibi farklı nedenlere de bağlı olabilecek karmaşık bir ikili ilişki sorununa işaret etmekte. Bu yüzden “memnun edici seksüel performansa izin verecek yeterli ereksiyonu sağlamak ve devam ettirmedeki kalıcı yetersizlik” tanımlanabilecek bu durumu “sertleşme bozukluğu” veya “erektil disfonksiyon” olarak tanımlamak daha doğru olacaktır.

Son dönemde neden bu kadar çok iktidarsızlık konuşmaya ve duymaya başladık?

Daha fazla sertleşme sorunu olan insan ile karşılaştığımız doğru fakat bu birden fazla nedenle oluyor bizce. En başta erektil disfonksiyon yaş ile artan bir sorun. 1950’lerde 46 olan yaşam beklentisi 2000′li yıllarda 66’ya ulaşmıştır ve 2050’lerde 76’ya ulaşması öngörülmekte. Yaşlanan bu nüfus ile beraber serleşme sorunlarının daha sık karşımıza çıkması doğal. Bunun yanında “acısız” tedavi seçeneklerinin de kullanıma girmesi ve bilinçlendirme kampanyalarının artması insanları sorunlarını dile getirmeleri konusuna cesaretlendiriyor. Böylece eskiden “kol kırılır yen içinde kalır” yaklaşımı ile saklanan sorunlar dile getirilmeye ve tedavi aranmaya başlıyor.

Sertleşme Sorununun Yaş İle Beraber Artar Mı?

90’lı yılların sonunda ve 2000’li yılların başında dünyada büyük çaplı sıklık (prevalans) çalışmaları yapıldı. Toplumsal algıdaki farklılıklar nedeniyle farklı sonuçlar elde edilmiş olsa da yaklaşık olarak 40 yaşında %10 ila 40 arasında görülen sertleşme sorunu 70’li yaşlarda %50 ila 80 oranına ulaştığı bildirilmektedir. Türkiye’de kurumsal olarak yapılmış geniş ölçekli çalışmada sertleşme bozukluğu sıklığı %69,2 olarak tespit edilmiştir.

Sınır Kişilik Bozukluğu

Sınır kişilik bozukluğu duygusal istikrarsızlığa neden olan ve stres ve diğer problemlere yol açan duygusal bir rahatsızlıktır. Sınır kişilik bozukluğunda kendiniz ile ilgili imajınız bozulur. Kendinizi değersiz ve temelde kusurlu hissedersiniz. Öfke, düşüncesizlik ve ruh hali değişiklikleri sevgi dolu ilişkiler arzulamanıza rağmen diğer kişileri uzaklaştırabilir.

Sınır kişilik bozukluğunuz olduğunda genellikle kendinizin kim olduğuna dair güvensiz bir hisse kapılırsınız. Yani benlik saygısı veya benlik hissi hızlı bir şekilde değişir. Kendinizi şeytan ve kötü olarak görebilirsiniz ve bazen hiç var olmadığınızı hissedebilirsiniz. Sabit olmayan bir benlik saygısı iş, arkadaş, hedef ve değerlerin sürekli olarak değişmesine yol açar. İlişkileriniz genellikle karmaşıktır. Diğer kişiler ile genellikle sevgi-öfke ilişkileriniz olur.

Diğer zihinsel sağlık sorunlarında olduğu gibi, sınır kişilik bozukluğunun da nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte etkili faktörler arasında şunlar yer alabilir.

Genetik: Bazı çalışmalar kişilik bozukluğunun kalıtsal olabileceğini gösterir.
Çevresel faktörler: Sınır kişilik bozukluğu olan birçok kişi bakıcılarından veya sevdiklerinden çocuk istismarı, ihmali ve ayrılık gören kişilerdir.
Beyin anormallikleri: Bazı araştırmalar beyindeki duygu düzenlemesi, dürtüsellik ve agresiflik gibi bazı alanlarda değişiklik olduğunu göstermiştir. Bunun yanı sıra serotonin gibi ruh halini düzenlemeye yardımcı belirli beyin kimyasalları doğru bir şekilde işlev göstermeyebilir.

Sınır kişilik bozukluğu tedavisi psikoterapiyi, ilaç tedavisini veya hastaneye yatırılmayı içerebilir. Psikoterapi sınır kişilik bozukluğu için temel tedavi yöntemidir. İki tür psikoterapi etkili bulunmuştur. Bunlar diyalektik davtanış terapisi ve transfer odaklı psikoterapidir.

Diyalektik davranış terapisi. Genellikle kişisel, grup veya telefonla danışma olarak yürütülen diyalektik davranış terapisi duygularınızı nasıl düzenleyeceğinizi, üzüntüyü nasıl kaldırabileceğinizi ve ilişkilerinizi nasıl geliştirebileceğiniz öğrenmeniz için beceri odaklı bir yaklaşım izler.
Transfer odaklı psikoterapi. Transfer odaklı psikoterapi sizin ve terapistinizin arasındaki ilişkiyi temel alır ve bu ilişkideki duygu ve güçlükleri anlamanıza yardımcı olur.

İlaç tedavileri sınır kişilik bozukluğunu iyileştiremez; fakat depresyon, dürtüsellik ve endişe gibi rahatsızlıkla ilgili problemlere yardımcı olabilir. İlaç tedavileri arasında antidepresanlar, antipsikotik ve endişe karşıtı ilaçlar yer alabilir. Bazen psikiyatri hastanelerinde ve kliniklerinde daha yoğun bir tedaviye ihtiyaç duyabilirsiniz. Hastaneye yatırılma sizi kendinize zarar vermenize karşı koruyabilir. Tedavi yoğun ve uzun süreli olabileceğinden, sınır kişilik bozukluğu tedavisinde deneyimli bir zihinsel sağlık uzmanına danıştığınızda başarı şansınız en üst seviyede olacaktır.

Sınır kişilik bozukluğu ile yaşamak zor olabilir. Davranış ve düşüncelerinizin kendinize zarar verici olduğunu fark edebilirsiniz ve yine de bunları kontrol edemeyebilirsiniz. Tedavi sağlık durumunuzu kontrol etme ve bu durum ile baş etme becerilerini öğrenmenize yardımcı olabilir.

Sınır kişilik bozukluğunda iyileşmenin doğru bir yolu yoktur. Sağlık durumu genç ergenlerde daha kötü gibi görünür ve ilerleyen yaşla birlikte iyileşebilir. Rahatsızlığı olan birçok kişi 30lu ve 40lı yaşlarda daha büyük istikrar sağlayabilirler.

Sabah Ereksiyonu

Penis katı ve kalkık olduğunda buna ereksiyon adı verilir. Ereksiyon cinsel heyecan veya fantezi esnasında oluşsa da uyku esnasında da oluşabilir. Bazen ergenlik döneminde ereksiyon herhangi bir nedene bağlı olmadan rastgele oluşabilir

Penis üç silindirik dokuya sahiptir ve bu dokular kan ile dolduğunda ereksiyon oluşur. Bu dokular birçok kan damarı ile karışlan bölmelerden oluşur. Kan damarları genişlediğinde bu bölmeler kan ile dolar. Penisin penis kalınlaşır ve daha kalkık olur. Seksi düşünceler beyindeki sinirleri uyarır ve karmaşık sinir yolları aracılığıyla ereksiyon gerçekleşir.

Ergenlerde ereksiyon ağır yük kaldırmanın sonucunda oluşabilir ve sağlıklı ergenler genellikle her gece uykuyla ilişkili ereksiyon yaşanmaktadır. Genellikle bu ereksiyonlar rüyalar veya hızlı göz hareketli uyku ile ilişkilidir. Gençler her gece iki ile altı arasında ereksiyon yaşayabilirler. Cinsel ilişkinin gece oluşan ereksiyon üzerinde önemli bir etkisi bulunmamaktadır. Bunun nedeni genellikle dolu idrar kesesinin uyarılmasıdır. Bununla birlikte ergenlik dönemindeki erkeklerde ereksiyonun en yaygın nedeni cinsel uyarılmadır. Birçok genç erkeğin ereksiyona sahip olması için minimal cinsel uyarıya veya cinsel fanteziye ihtiyacı vardır. Boşalmanın ardından erkekler ereksiyonu kaybederler ve erkeklerin tekrar erekte olabilmesi için farklı zaman periyotları gerekir.

Hastalık nedeniyle uzun süren ereksiyonlar ağrılı olabilir. Belirtilen priapizm olarak hücre anemisi rahatsızlığı bulunan erkeklerde görülebilir. Ereksiyon olamayan erkeklerde iktidarsızlık olabilir. Ereksiyon olamayan birçok genç erkeğin bu probleme neden olan bir rahatsızlığı bulunmamaktadır. Aslında tüm erkekler ıslak rüyalar ve uykuda boşalma yaşarlar. Ergenlik döneminde seks hormonları testislerin sperm üretmesini sağlar ve prostat ve aynı zamanda seperma keseleri de semen içeren diğer sıvıları üretir. Bazen bu sıvılar vücutta biriktiğinde, genç erkek uyku esnasında erekte olur ve ardından boşalma gerçekleşir ve spermler dışarı atılır.

Uykuda boşalma erkek mastürbasyon veya partner ile seks yolu ile boşaldığında azalır veya durur. Islak rüyalar normal bir durumdur ve ergenlik döneminde bu deneyimin yaşanması beklenir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir