Abone Olarak Yeni Yazılarımızı İlk Siz Görebilirsiniz.
Ev>>Hastalıklar>>Erkek Hastalıkları>>Erkekler de Andropoz Dönemi Sorunlarını Çekiyor
Erkek HastalıklarıHastalıklarReglTedaviler

Erkekler de Andropoz Dönemi Sorunlarını Çekiyor

Erkekler de Bu Sıkıntıyı Çekiyor

Erkeklerin ileri yaşlarda kadınlarla aynı kaderi paylaştığı dönem andropoz dönemi olarak bilinir. Bu dönem en az sıkıntıyla nasıl atlatılabilir?

Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat erkek menopozu olarak da bilinen andropozun reçetesini veriyor. Hattat’a göre  ‘Andro’ yani erkek ve ‘pause’ yani ara vermek kelimelerinin birleşiminden meydana gelen bu sözcük, erkekliğe ara vermek gibi düşünülse de aslında bu, gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Kadının üreme fonksiyonlarının sonlandığı menopozun aksine, erkekler andropoz sonrasında da üretkenliğe devam ediyor: “Andropoz aslında testosteron hormonun düşüşüyle ilgili. Erkeklik hormonu testosteron, 40′lı yaşlardan itibaren düşmeye başlıyor ve 50′li yaşlardan itibaren bu azalma daha belirgin hale geliyor. Testosteron düşüklüğü yaşayan erkeklerde cinsel istek ve sertleşme kalitesi azalıyor. Konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık, depresyon, kas kitlesi ve gücünde düşüş, kemik yoğunluğunda azalma ve organ yağlanması gibi sorunlar meydana geliyor.”

HERKESİ FARKLI ETKİLER
Bununla birlikte testosteron seviyeleri düşen her erkek andropoza girmiyor. Öyle görünüyor ki andropozun fizyolojik olduğu kadar sosyal ve psikolojik hazırlayıcıları da var. Hattat, özellikle kilo fazlalığı, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp-damar sorunu yaşayanlarda orta yaş belirtilerinin daha ağır seyrettiğini belirtiyor.  Beslenme yanlışları ve hareketsiz bir yaşam testosteron seviyelerini olumsuz etkiliyor.  Ayrıca iyi bir aile ve sosyal yaşamı olmayan, stresini iyi yönetemeyen, hayattan keyif alamayan ve tatminkar bir yaşam sürmediğini düşünenlerde de andropoz belirtileri artıyor. Böyle erkekler andropozun getirdiği fiziksel yüklerle birlikte psikolojik ve sosyal eksiklikleri de yaşıyor.  Yani andropoz tam bir klinik sendroma dönüşüyor.  Bu nedenle andropozun getirdiği değişikliklerle baş etmek istiyorsanız hazırlıklarınıza mümkün olduğunca genç yaşlardan itibaren başlamanız şart.

İŞTE REÇETENİZ…

Prof. Dr. Halim Hattat’tan andropoz reçeteniz şöyle: “İşe öncelikle fazla kilolarınızdan kurtularak başlayın. İyi bir egzersiz ve beslenme programıyla hem kalp-damar sağlığınızı koruyup, hem de sağlıklı bir kilo aralığına inin. Her gün 30-40 dakikalık hızlı tempolu bir yürüyüş yapın. Bu yürüyüşlere bir egzersiz uzmanının kontrolünde yapacağınız ağırlık ve esneme çalışmalarını da ekleyebilirsiniz. Alkolü günde en fazla iki kadehle sınırlayın ve tercihinizi kırmızı şaraptan yana kullanın. İşlenmiş şekerlerden, pastanelik ürünlerden, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden ve özellikle de fast-food’dan kaçının. Beslenmenize özellikle B6, B12 ve folik asit gibi B grubu vitaminleri ve çinko, magnezyum, selenyum gibi mineralleri ekleyin. Dinlenmeye, eğlenmeye ve tatillere mutlaka vakit ayırın. Eşiniz, çocuklarınız ve dostlarınızla daha çok zaman geçirin. Kitap okumak, sinema-tiyatroya gitmek gibi aktivitelerden yararlanın. Sabahları ve gece yatmadan önce sizi mutlu ve motive eden şeyleri düşünün. Meditasyon ve yoga yapın. Kaliteli bir uyku çekmenin yolunu bulun. 40′lı yaşlardan sonra testosteron seviyelerinizi mutlaka kontrol ettirin. Testosteron düzeylerinin kan analizleriyle kolayca ölçüldüğünü hatırlatalım. Aşırı stres yaşayan, iş-aile yaşamı arasında arzuladığı dengeyi bulamayan, sağlıksız beslenip, hiç egzersiz yapmayan biriyseniz bu testleri daha genç yaşlarda da yaptırabilirsiniz.  Özellikle cinsel fonksiyonlarda ve vücut performansınızda genel bir gerileme fark ediyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun.   Testosteron seviyelerinizde bir düşüklük tespit edildiğinde, uzman bir cinsel tıp doktorunun kontrolünde testosteron yerine koyma tedavisinden yararlanabileceğinizi de belirtelim.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir