Perşembe, Haziran 17
Home>>Hastalıklar>>Çocuk Hastalıkları>>Duygularını İfade Edemeyen Çocuk Yatağını Islatır
Çocuk HastalıklarıFaydalı BilgilerHastalıklarSağlık HaberleriTedaviler

Duygularını İfade Edemeyen Çocuk Yatağını Islatır

Duygularını İfade Edemeyen Çocuk Yatağını Islatır

-Çocuklar ne tür sorunlar yaşıyor?

-Genel olarak teknolojik alet bağımlılığı, alt ıslatma, tırnak yeme, öfke kontrolsüzlüğü, iletişim bozuklukları, vurma-kırma-ısırma gibi davranış bozuklukları yaşıyorlar. Bu sorunlar bazen göz ardı ediliyor. Aslında teker teker incelendiğinde perde arkasında, sevgisizlik, kendini ifade edememe gibi birçok duygusal sıkıntı yaşadıklarını görüyoruz.

-Bu kısmı biraz açarsak, örneğin alt ıslatma çocukta neyin göstergesidir? Alt ıslatma sorununu nasıl ortadan kaldırıyorsunuz?

-Mesane akışkan duyguları temsil eder. Gün içinde biriken ve ifade edilemeyen duygular, gece vücut kendini bırakınca mesaneye fazla gelir ve idrarla bedenden atılır. Uykuda beden kendini rahat bırakınca mesane de duyguları tutmak istemez ve bırakır. Bu konuda çalışırken işlemleri çocuk yerine anne ile yürütüyoruz. Çocuk böyle konuların yabancılarla konuşulmasından utanır. Temsili çalışmalar yaparak annenin gözetimi ve rızasıyla çalışıyoruz.

Bazen anne, çocuğu ile ilgili sorunları ele alırken alt ıslatmayı bize aktarmamış olsa bile bu sorunun ortadan kalktığı geri bildirimini çabuk alıyoruz. Anne ile çalışmak bu sorunu ortadan kaldırmaya yetiyor. Elbette alt ıslatmanın sebebi fizyolojik de olabilir. Biz sorunun duygusal kısmıyla ilgileniyoruz. Bizler duygusal ve ruhsal kısımla ilgilenirken hekimler fiziki bedenle ilgilenirler. Böylece birbirimizi tamamlarız. Çalışmalarımızda, çocuğun içine atıp biriktirdiği şeyleri açmaya başlıyoruz. En önemli dosya, “zannedilenler”. Bu çalışmada çocuğun “annemin beni sevmediğini zannediyorum”, “babamın beni istemediğini zannediyorum” gibi kanılarını bulup düzenliyoruz. Çocukları sevginin gerçeği ile tanıştırmak önemlidir. Sonuç veren de budur.

Tırnak Yeme, Anne-Babaya Duyulan Öfkeyi Gösterir

-Tırnak yemek neyi ifade eder?

-Tırnak yeme alışkanlığı, anne babaya duyulan öfkenin göstergesidir. Bu bilinçaltı ya da zihinsel bir öfke olabilir. Duyguları her zaman gerçek haliyle tanımlayamayabiliriz. Öfkenin çok çeşitli sebepleri olabilir. Olan, olmayan, söylenen, söylenmeyen her şey öfke için malzeme olabilir.

Bildiğimiz ve tecrübe ettiğimiz gibi, “yeme” “yapma” demek sadece durumun şiddetini artırır. Yine ebeveyn ile çalışma yaparak öfkenin kaynağını bulur birlikte onarırız. Bu konunun altında diğer birçok konu gibi küçük olaylar ve duygular çıkar. Çocukların dünyası bizden çok farklıdır. Bizim için küçük şeyler onlar için çok büyük olabilir.

Çocukların, Değerli Olduklarını Hissetmeye İhtiyaçları Var

-Eskiden televizyonun üstlendiği görevi şimdiler de bilgisayarlar almış görünüyor. Bilgisayar bağımlısı çocuklar için ne düşünüyorsunuz?

-Özellikle anlaşılmadığını, dinlenmediğini düşünen çocuklar bilgisayara yönelirler. Bilgisayar karşısında çocuğun kendisini ifade etmesine gerek yoktur. Zorluklarla dolu hayatın dışında kalma ihtiyacına da hizmet ediyor. Çocuk bir oyun oynuyor hırsları, hedefleri, başarısı, başarısızlığı içinde kalıyor. Bilgisayarla konuşması da gerekmiyor. İstediği zaman bilgisayar elinin altında ama annesi–babası öyle değil.

Bu çocukları bağımlılıktan uzaklaştırmak için sanata ya da spora yönlendirmek gerekiyor. Anlaşılmaya, değerli olduklarını bilmeye olan ihtiyacın karşılanması güzel sonuç veriyor. Fikirlerini sorup onları dinleyebilirsiniz. Kendinizle ilgili ufak tefek ya da daha önemli konularda paylaşımlarda bulunup “ne yapalım” diye sorabilirsiniz. Onları düşünmeye ve hissetmeye itin. Günlük hayatın içinde aklını kullanamayanlar ilerleyen zamanda çabuk öğütülürler.

-Sosyal fobi neden oluşuyor?

-Toplumsal ve ruhsal öğrenmenin temeli ailedir. Sosyal fobinin başlangıç noktası genellikle aile ortamı, ardından okuldur. Çocuklarımızın sözleri ve davranışlarıyla eğlenmeyi, onları anlatmayı çok severiz. Bu durum çocuk tarafından doğru yönetilemezse sosyal fobi için ilk temel atılmış anlamına gelir. Çocuk bir kelimeyi yanlış telaffuz ettiğinde aile bununla eğleniyor ve çevreye bunu gülerek anlatıyorsa genelde 2 farklı şekilde negatif kayıt oluşuyor. “Söylediklerimle alay ediliyor, dalga geçiliyor. Artık daha az konuşmalıyım. Kelimeleri tam söyleyene kadar susmalıyım”. Bu hal zamanla sosyal fobiye doğru kayabiliyor. Diğer seçenek ise “Bak, bir kelimeyi yanlış söyledim nasıl da eğleniyorlar. Herkes bana bakıyor. Ben düzgün konuşmayayım. Böyle daha popülerim”. Böyle algılayan çocuk sözlerin ve davranışların düzgün olması gerekmediği yönünde bir kanı geliştirir. Bu iki seçenekten birine yönelmek çocuğun olayı nasıl algıladığı ile ilgilidir.

-Bahsettiğimiz sorunların çözümü için nasıl bir çalışma yöntemi izliyorsunuz?

-12 yaşın altındaki çocuklarla tercihen anne, anne katılamıyorsa baba gözetiminde çalışıyorum. Çocukları çalışmaların içine almıyorum. Ebeveyn gözetiminde çocuğun tüm çalışmalarını temsili olarak yürütüyorum. Temsili çalışmak demek, bilinçaltı ve ruhsal çalışmaları yapılmış bir kişiyi çocuğun yerine koyarak ilerlemektir. Ebeveyn gözetiminde ve onların izniyle yapılan bir çalışma olduğu için sonuç alıyoruz. 12 yaştan itibaren bazı çocukları çalışmaya dâhil ediyorum. 16 yaştan sonra çalışmalar artık sadece çocuğun katılımı ile gerçekleşiyor. Kullandığımız yöntemler, Aile Dizimi, enerji ve nefes teknikleri, NLP, bilinçaltı çalışmalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir