Abone Olarak Yeni Yazılarımızı İlk Siz Görebilirsiniz.
Ev>>Hastalıklar>>Çocuk Hastalıkları>>Çocukların Ruh Hali İyi Gözlemlenmeli
Çocuk HastalıklarıEbeveynRuh Sağlığı

Çocukların Ruh Hali İyi Gözlemlenmeli

Çocukların Ruh Hali İyi Gözlemlenmeli

Çocuğunuzun mutlu olup olmadığını gözlemlemek ve ruh halini takip etmek sizin göreviniz..

Çocukların iyi gözlemlenmesi gerektiğini belirten Eğitmen ve Danışman Ebru Demirhan ile mutsuz çocukların verdiği sinyalleri ve çözüm yollarını konuştuk.

Günümüz çocukları bir önceki kuşaklara göre oldukça farklı bir yaşam sürüyor. Bahçede oynamaları pek de güvenli bulunmayan minikler için bilgisayarları bağımlılık yaratan yeni oyun arkadaşları… Sosyal fobiye dönüşebilen bu izole çocukluk dönemine bazen alt ıslatma, tırnak yeme gibi pek de üzerinde durulmayan alışkanlıklar da eşlik ediyor. Yeterli ilgiyi göremediklerinde aslında öyle olmasa bile sevilmediklerini düşünmeleri hiç de zor olmuyor.

-Bugünün çocukları ile geçmişin çocukları arasında ne tür farklar görüyorsunuz? Bugünün çocuklarını anlayabiliyor muyuz?

-Bizden önceki nesil, kıtlık bilinci ile hareket ediyordu. Savaş zamanı görmüş, çayı kuru üzümle içen bu neslin yaşam tarzına bu kıtlık dönemleri yansıyordu. Bizler görmediğimiz savaşı tam anlayamadık. Bizim içinde olduğumuz kuşak ise kanaatkâr, bir anlamda duygu ve düşüncelerini ifade etmek açısından kıtlıkla büyümüş bir kuşaktı. Çocuklarımız ise teknolojik gelişmelerin içine doğan bizden daha fazla imkâna sahip çocuklar. Öte yandan daha yalnızlar.

Bir önceki kuşakla aramızda çok fark vardı, çocuklarımızla da öyle. Bizler sokakta oynadık, onlar evde yaşıyorlar. Bizim arkadaşlarımız vardı koşturacak, onların bilgisayarları var. Biz ev poğaçalarını ve keklerini biliriz, onlar Starbucks dilim pastalarını biliyorlar. Bizler istemeyi bilmeden büyüdük, onlar isteklerine sahip olarak.

Anne Rahmindeki 40. Günden İtibaren Hayatı Algılamaya Başlarız…

-Çocuklarda 0-7 yaş arası çok önemli kabul ediliyor. Başarılı ve mutlu bir yaşam için de belirleyici olan bu dönemin önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

-Çocuklarda 0 yaşı anne rahmindeki 40. gün olarak kabul ediyoruz. Anne rahminde 40. günde ruh bedene iner ve yaşam gerçek anlamıyla başlar. Bu andan itibaren duymaya, görmeye, algılamaya, zannetmeye, kaydetmeye başlarız. Yedi yaşına gelene kadar birçok kodlamamız oluşur ve yerleşir.

0-7 yaş aralığında en çok ihtiyaç olan konu sevgi ve güvendir. Sevgi konusu anne tarafından, güven konusu baba tarafından desteklenmelidir ki çocuğun önündeki tüm zamanlar için taşlar yerine otursun. Bu denklem yerini bulduğunda anneden güveni, babadan sevgiyi almayı da öğrenecektir çocuk.

Günlük yaşam sıkıntılarımızdan çocukları korumalıyız. Onların yanında zihinlerimiz dolu, kalbimiz kırık, öfkeli, mutsuz olursak tüm duygular gibi bunları da alıp kendileri için işletirler. Oysaki sakin ve coşkulu sevgiye ihtiyaçları var.

Dokunma ve tutma araçlarımız olan ellerimiz aynı zamanda mükemmel iletkenlerdir. Sahip olduğumuz tüm duygu ve düşünceyi dokunduğumuz her yere ve her şeye aktarırız. Özellikle öz bakım döneminde çocuklara dokunurken duygu ve düşüncelerimize dikkat etmeliyiz. Avuç içlerimizden tüm duygumuzu alıp içselleştirebilirler.

“Hayat zor!”, “Para kazanmak zor!”, “Keşke kadın / erkek olmasaydım!” gibi gün içinde kullandığımız birçok cümle onlarda büyümek üzere olan tohuma dönüşebilir. Kullandığımız sözler bizim geleceğimizi belirlerken çocuklarımızın gelecekte yürüyeceği yolu çizebilir. Ağzımızdan çıkanı kendimiz ve çocuklarımız için duymalıyız.

Çocukların sorunlarını kabul etmeliyiz. Reddedilen sorun çözülemez. Sorunun nedenlerini tarafsız bir göz ile düşünmeli, yorumlamalı, hissetmeliyiz. Suçlamak ve suçlanmak hataya açılan kapılardır. İçinden geçmek istediğimiz kapı çözüm ise anlayış ile yürümeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir