Pazar, Ağustos 1
Home>>Hastalıklar>>Göz Hastalıkları>>Behçet Hastalığının Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Göz HastalıklarıHastalıklarTedaviler

Behçet Hastalığının Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Behçet Hastalığının Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Bir cilt hastalığı olan Behçet Hastalığı gözleri de etkiliyor. Hatta ileride körlüğe bile sebep oluyor. Peki nasıl tedavi ediliyor?

Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Avni Bakkal, bulanık görme, gözde ağrı ve kızarıklık ile baş gösteren Behçet hastalığının geç fark edilir, uygulanan tedaviler sonucu geçmez ya da kendini tekrarlarsa körlüğe sebebiyet verebileceğini söyledi.

Uzman Dr. Avni Bakkal, Behçet hastalığının çoğunlukla 20-40 yaş arası kişilerde göründüğünü söyledi. Ülkemizde yaklaşık her 300 kişiden birinde bu sorunun baş gösterdiğini, erkeklerde görülme oranının kadınlara oranla daha fazla olduğunu ifade eden Bakkal, en sık belirtilerin ağız içinde sık ve çok miktarda oluşan aftlar ve cinsel organlarda kendini tekrarlayan yaralar olduğunu kaydetti. Bakkal, “Ancak her hastada aynı bulgular gözlenmez. En belirgin yakınmaları ise ağız içinde sık ve çok miktarda oluşan aftlar ve cinsel organlarda kendini tekrarlayan yaralar oluşturur. Erkeklerde ağrı ve iltihaba sebep olur. Diz, ayak ve el bileklerinde, dirsekte şişlik oluşur” ifadelerini kullandı.

Hastalığın tanısı hakkında ‘Paterji testi kullanılarak tanısı yapılan Behçet hastalığı, deri altına bir madde enjekte edilerek iki gün boyunca iltihaplanma olup olmadığına bakılır’ şeklinde açıklama yapan Bakkal, “Behçet hastalığında tedavi hastalığı tamamen ortadan kaldırmak yerine hastanın şikayetlerini azaltmaya yönelik yapılır. Bu tedavilerde başlıca amaç ağır organ tutulumu olan hastalarda kalıcı hasarları engellemektir. Hastaların çoğunda, kolşisin adı verilen ilaç kullanılır. Kolşisin eklem ağrıları ve eklem şişmesi, sert ağrılı kızartılar ve cinsel organ yaralarının sıklık ve şiddetini azaltmakta etkilidir” diye konuştu.

Behçet hastalığının insanın yaşam kalitesini düşürdüğünü söyleyen Bakkal, “Çoğunlukla ağrılı ağız yarası ve ağrılı genital yarası olan hastalarda devamlı bir ızdırap hali görülebiliyor. Hasta, konuşurken, yürürken kısacası hayatının her anında acı çekiyor. Gözünde sık tekrarlanan enfeksiyonlar geç tedavi ile birlikte görme kaybına neden olabiliyor. Hastanın diğer organlarının etkilenmemesi için hastalığın erken tanı ile birlikte mutlaka kontrol altına alınmalı” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir