Tiroidit Nedir Kronik Troiditi

0
Tiroidit Nedir Kronik Troiditi

Tiroidit Nedir, Kronik Troiditi

Etyolojik olarak farklı nedenlerle oluşan bazı ti-roid hastalıkları tiroiditler başlığı altında toplan­mıştır. Tiroiditler hastalığın ortaya çıkış hızı, belirti ve bulguların süresine göre akut, subakut ve kro­nik tiroiditler olmak üzere 3 grupta incelenir.

Akut süpüratif tiroidit: Tiroidin bakteriler, mantarlar veya parazitlerle oluşan ve çok seyrek görülen bir infeksiyonudur. Genellikle tek taraflı boyun ağrısıyla başlar, yutma güçlüğü, ateş ve bo­yun hareketlerinde kısıtlanma ortaya çıkar. Tutu­lan bölge üzerindeki deride ödem ve kızarıklık, ba­zen flüktüasyon verebilen aşırı duyarlı bir şişlik saptanır. Etken çoğunlukla stafilokok, streptokok veya pnömokoklar gibi gram (+) koklar olduğun­dan bunlara etkili antibiyotikler verilir. Flüktüas­yon varsa abse boşaltılır.

Subakut granülomatöz tiroidit: De Cjuervain ti-roiditi, subakut nonsüpüratif tiroidit, dev hücreli ti­roidit olarak da adlandırılır. Tiroid hastalıkları ara­sında % 5 oranında yer tutar. 40-60 yaş arası kadın­larda daha sık rastlanır. Hastalık çoğunlukla viral bir infeksiyonu izleyerek ortaya çıkar. Subfebril ateş, genel durum bozukluğu, çabuk yorulma, kas ağrıla­rı, yutma güçlüğü, boğaz ağrısı gibi prodromal be­lirtilerin ardından gelişen boyun ağrısı çok karakte­ristiktir. Boyun ağrısı giderek artar, kulağa ve çene­ye doğru yayılır. Palpasyonla o taraftaki tiroid lobu ağrılı, hassas, sert ve nodüler yapıdadır. Karşı taraf lobu da hafifçe büyük ve duyarlı olabilir. 3-4 hafta kadar süren ağrılı dönemde hasta hipertiroidiktir. Bunu izleyen ve birkaç aya kadar uzayabilen asemp-tomatik iyileşme sürecinde geçici bir hipotiroidi dö­nemi olabilir. Tedavi semptomariktir. Hafif vakalar­da salisilatlar yeterli olur. Ağır vakalarda oral gliko-kortikoidler (prednizolon 20-40 mg/gün) uygulanır ve 1 hafta sonra azaltılarak 2-3 haftada kesilir.

Kronik lenfositik tiroidit (Hashimoto tiroidi-ti): Çoğunlukla kadınlarda ve 30-50 yaş arasında görülür. Yeterli iyot alman yörelerde en sık hipoti­roidi nedenidir. Otoimmun kökenli bir hastalık olup, gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin önemli katkısı vardır. Aynı ailedeki değişik birey­lerde ortaya çıkabilir. Hashimoto tiroiditine otoim­mun kökenli diğer hastalıklar eşlik edebilir. Histo-patolojik olarak tiroidin lenfositler tarafından yay­gın bir şekilde enfiltre edildiği, yer yer plazma hüc­relerinin de buna katıldığı görülür. Folikül yapısı bozulmuş fibrozis alanları ortaya çıkmıştır.

Tanı konulduğunda Hashimoto hastalarının % 75’i asemptomatiktir ve ötiroid durumdadır. Bun­larda simetrik olarak büyümüş sert, küçük bir gu­atr saptanır. % 20’sinde ek bulgular hipotiroidizme ilişkindir. Tiroid otoantikorları pozitif bulunur. Te­davi hipotiroidik hastalarda L-T4 ile sağlanır. Oti-roidik hastalar gelişebilecek hipotiroidi yönünden izlenir. Ender olarak hipertiroidi gelişmiş vakalar­da antitiroid ilaçlar kullanılır. Hashimoto hastala­rında saptanan nodüler gelişimler İAB ve sitolojik inceleme yapılarak habaset yönünden değerlendi­rilir. Cerrahi girişim bası bulgularının ortaya çık­ması, habaset şüphesi veya kanıtlanmış habaset durumlarında sözkonusudur.

Riedel tiroiditi: Çok seyrek görülür. Çoğunluk­la kadınlarda ve 30-60 yaş arasında ortaya çıkar. Ti­roid dokusunda yaygın ve yoğun bir fibröz doku enfiltrasyonu vardır. Bazen fibröz doku tiroid kap­sülünü ve komşu dokuları da tutar. Çoğu kez vü­cudun başka yerlerindeki (mediasten, periton arka­sı) fibröz doku artışı ile beraber seyreder. Tiroidin boyutları büyüyerek solunum sıkıntısı ve yutma güçlüğü gibi bası belirtilerine yol açar. Palpasyon-da tiroid çok sert bulunur. Tiroid kanseri ile ayırıcı tanı gereken vakalarda İİAB yeterli olmazsa açık biopsi yapılır. Bası belirtileri artarsa cerrahi girişim yapılarak trakea önündeki tiroid bölümü çıkartılır.

Kategori: Genel Sağlık