Doktor Tv Banner

Cinsel Oyunlar

Cinsel Oyunlar
55 3 28

Cinsel Oyunlar


Cinsel isteğin uyanması, ya da cinsel coşku, erkek ve kadın vücutlarının cinsel birleşmeye elverişli hale gelmesini sağlar. Bu, bütün vücutta oldukça karmaşık değişimlerin olması demektir.

Erkekte cinsel isteğin uyandığını gösteren en belirgin dönüşüm, penisin sertleşmesi ve dikleşmesi, kadındaysa dölyolu ağzının ve çeperinin nemlenmesidir. Aynı zamanda kadının dış üreme organları (dış ve iç dudaklar) şişer ve klitorisi de iç dudakların arasından görünür hale gelir.
Bu fızyolojik dönüşümlerin kaynağı beyindir. Açlık, susuzluk ve uyku isteği gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanır. Cinsel arzu, beynin duyguları kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonların ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçirir ve böylece bir yetişkinin cinsel istek duyması mümkün olur.
Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyarıcılar fiziksel de olabilir psikolojik de. İnsan hastaysa, sıkıntılı ya da kaygılıysa, aşırı alkol veya uyuşturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmiş ve incitilmişse, cinsel istek duyması da beklenemez. Buna karşılık, insanın sağlığı yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargısı yoksa ve özellikle birine aşıksa, kendini “seksi” hissetme olasılığı da o kadar yüksek olacaktır. Cinsel isteği uyandıran etkenlerin başında, cinsel organların ve erojen bölgelerin uyarılması gelir. Ama her iki cins de doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın da uyarılabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düşüncelerin ürünüdür. Karşı cinsin yer aldığı bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel isteği uyandırır.
Erkekler kadar kadınlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal koşutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklıdır. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kızlarınkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaşlanmayla birlikte bu durum değişir. Orta yaşa doğru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yaşamış kadınların cinsel istekleri erkeklerinkine eşitlenir, hatta kimi zaman erkekleri aşar. Bununla birlikte kadınlarla erkekler arasında daha kalıcı bazı cinsel duyarlılık farkları da vardır. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha işlektir: günün değişik zamanlarında, yürürken, çalışırken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.

Bu, olgun yaşlarda kadınlarda da görülmekle birlikte erkeklerde olduğu kadar sık değildir. Kadının heyecanlanması için çoğu zaman eşinin orada bulunması, hatta okşama,
sarılma gibi ön oyunların başlamış olması gerekir.
Kişinin eşiyle olan ilişkisinin cinsel isteğe yansıması açısından da erkeklerle kadınlar arasında fark vardır. Kadın da erkek de genellikle bir yabancı yerine,aşık oldukları ya da sevdikleri biriyle sevişmeyi tercih ederler. Ama ortalama erkeğin, tanımadığı bir eşten de zevk alma olasılığı kadınlara göre daha yüksektir: kadınlar için asıl uyarıcı çoğu zaman sevginin kendisidir. Çoğu kadın, sevişme ve cinsel birleşmeye, sevilen ve güvenilen bir eşle yaşanmış güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanması olarak bakar.

HAZ İLKESİ

Seks kılavuzlarında ve cinsel teknik kitaplarında cinsel birleşme üç kısma ya da üç aşamaya ayrılır. Birinci aşama, cinsel isteğin ve gerilimin artmasını sağlayan öpüşme, okşama gibi “aşk oyunlarıdır”; buna, “Ön Oyunlar” da denir. İkinci aşama, cinsel birleşmenin kendisidir (“çiftleşme”), Üçüncü ise, eşlerin orgazmdan sonraki cinsel davranışlarıdır; buna da “Son Oyunlar” denmektedir. İlk bakışta, böyle bir ayrım biraz mekanik görünebilir. Çoğu kez bu aşamalar arasında kesin bir ayrım çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçiş çok yumuşak ve “tedricidir”. Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan doğrudan doğruya birleşmeye geçildiği de olur: işyerlerinde, parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevişmenin olanaksız olduğu yerlerde yapılan birleşmeler zorunlu olarak bu türdendir.
Yine de üç kısımlı sevişme şemasının bilimsel bir temeli olduğu kabul edilmelidir. Freud’a ve klasik psikanaliz teorisine göre, cinsel eylemin verdiği haz ikiye ayrılabilir:
(1) temas ve sevişmenin başlangıcında gerilimin sürekli olarak artmasıyla sağlanan “ön haz” ve (2) doyumun yani boşalma sonucu gerilimin azalmasının getirdiği “son haz”. Freud, öpüşme, sarılma, kucaklama gibi ön haz öğelerinin, çocuk cinselliğinin yetişkin yaşamında da sürüp giden uzantıları olduğunu söyler. Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organın dışında kalan erojen bölgelerden (ağız, makat, cilt yüzeyi) elde edilir. Daha sonra asıl haz kaynağı olarak cinsel organ
öne çıkar ve diğer erojen bölgeleri kendine bağımlı kılar ama, bunlar da ikincil haz kaynakları olarak varlıklarını sürdürürler. Freud’a göre, erojen bölgelerin uyarılmasından alınan ön hazın yetişkinlerin cinsel yaşamındaki işlevi, gerilimi yeterli ölçüde arttırarak sonunda doyuma (orgazma) ulaşılmasını sağlamaktır. Ancak Freud’un bu açıklaması, yine de kendi geliştirdiği haz ilkesi düşüncesiyle çelişmektedir. Buna göre insan davranışlarına yön veren temel ilke haz ve acı ikilemidir bu, özellikle yaşamının ilk yıllarında kişinin içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan acı ve sıkıntılardan kaçınmasına yol açar. Ama Freud’a göre cinsel gerilim, diğer gerilim türlerinden farklı olarak acı değil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud’un öğrencilerinden Wilhelm Reich, bu görünürdeki çelişkiyi şöyle çözmüştür; birleşmeden önceki aşk oyunlarında bir gerilim oluşur; bu aşk oyunlarının ardından şu ya da bu biçimde bir doyum gelmediği takdirde, her gerilim gibi bu da sıkıntı ve acı verecektir. Ama doyumun sağlayacağı hazzın beklentisi yalnızca gerilim yaratmakla kalmaz, aynı zamanda az miktarda bir cinsel enerjinin oluşmasına yolaçar. İşte bu cinsel enerjinin verdiği kısmi doyum ve büyük son haz beklentisi, başlangıçtaki gerilimin sıkıntısına ağır basar ve cinsel coşkuyu arttırır.
Reich, orgazmla sağlanan hazzın yoğunluğunun da, ön oyunlar sırasında cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel gerilim miktarının büyüklüğüne bağlı olduğunu söylemektedir. Uyarılma ve gerilim ne kadar fazla, çıkılan doruk ne kadar yüksek ve düşüş de ne kadar keskin ve şiddetli olursa, alınan haz da o kadar büyük olacaktır. Öyleyse ön oyunlar cinsel yaşamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftleşme edimine insanların sonradan kattığı bir eklenti değil, doyurucu ve bütünsel bir cinselliğin zorunlu bir parçasıdır.

ÖN OYUNLAR

Son yılların cinsel özgürlük ortamı, insanları cinsellik konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960’ların sonuna doğru, çeşitli cinsel teknik kitapları ayın en çok satan kitapları arasına girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski klasikler (bu yapıtın Milattan sonra 100 ile 400 yılları arasında Hindistan’da yazıldığı sanılmaktadır.) gerekse daha yeni ve daha ticari seks kılavuzları, cinselliğin de öğrenilmesi gereken bir sanat, bir teknik olduğu düşüncesini yansıtıyordu.
Bir anlamda, sevişmenin bir teknik olduğu doğrudur: bütün sanatlar gibi o da duyarlılık, incelik, beceri, hayalgücü ve yaratıcılık gerektirir. İşini seven ve dikkat eden bir sanatkarın ürünleri nasıl kaliteliyse, seviştiği kişiyi ve sevişme eylemini seven birinin aldığı ve verdiği haz da o ölçüde büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi aşk teknikleri de zamanla gelişir. Ancak burada unutulmaması gereken bir nokta vardır: cinsel uzmanlık her zaman iyi sevişmek anlamına gelmeyebilir. Nasıl sanat, kullanılan tekniklerin toplamından daha fazla bir şeyse, kişisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa, doyurucu bir cinsel ilişki de kullanılan aşk tekniklerinin ötesinde bir şeyi gerektirir. İnsan en yeni seks kılavuzlarında, Legman’ın Oragenitalism adlı kitabında gösterilen 3780 çeşit cinsel oyunu, ezberlemiş olabilir ama bu cinsel yaşamının tekdüzelikten kurtulmasına yetmeyebilir. Bunun için eşler arasında uyum ve her iki eşin de sevişmeye aynı ölçüde katılması gereklidir. Kişinin kendine güvenmesi ve karşısındakinde de güven yaratması gereklidir. Ve herşeyden çok eşinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karşı duyarlı olması gereklidir.
Ünlü aşık Kazanova kadınları gerçekten sevdiğini, onlara birer insan birer arkadaş olarak baktığını söylemiştir. Bu önemli bir noktadır, çünkü erkek egemenliğine dayalı toplumlarda ve özellikle çağımızın rekabetçi toplumlarında her iki cinsten insanlar sevişmeyi karşı cinse karşı bir savaş alanı olarak kullanabilmektedir. Bencilliğin ve “fethetme” arzusunun sağlıklı bir cinsel yaşamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelişmiş olursa olsun, bencil ve saldırgan bir sevişme tarzının eşinizde yarattığı düş kırıklığını silemez.
Cinsel tekniklerin sevişmedeki rolü ; herşeyden önce, değişiklik ve çeşitlilik sağlayarak cinsel birleşmenin tekdüzeleşmesini önleyebilir. Eşlerin deney yapmasını ve böylece kendilerindeki bir takım iç yasaklama ve tutuklukları aşmalarını sağlar. Daha önce hiç tanımadıkları yeni doyum ve hazları tatmalarına, kendi içlerindeki keşfedilmemiş eğilimleri bulmalarına yardımcı olur. Çok abartmamak ve yukardaki uyarıları unutmamak koşuluyla, cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakılabilir. Nitekim Batı’da en çok beğenilen seks kılavuzu da Dr. Alex Comfort’un Aşk Sevinci: Sevişmenin Yemek Kitabı adlı yapıtıdır. Kuşkusuz, nasıl herkesin erojen bölgeleri aynı değilse, bazı teknikler ve oyunlar da bazı çiftlere diğerlerinden daha çok zevk verecektir. Ayrıca, kişilerin yaş, kilo, boy uzunluğu ve genel sağlık durumlarına göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da değişik olacaktır.
Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarını denemeden ilişkilerini tamamlar. Oysa kişisel ve karşılıklı araştırma yoluyla zaman içinde aşk repertuvarını yenilemek hiç de yabana atılacak bir şey değildir. Elli yaşlarında oral seksin keşfedilmesi, insanın onyedisinde öpüşmede dilin kullanılabileceğini keşfetmesi kadar heyecan verici olabilir. Kuşkusuz, hiç bir aşk ölümsüz değildir; zamanla tutkular tükenir, alışkanlıklar kemikleşir ve aşkın tersi demek olan tekdüzelik yerleşir. İşte o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüş bir aşkı yeniden alevlendirmez ama, ilişkinin büsbütün çekilmez hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.
Cinsel ön oyunların en önemli öğesi, eşinizin cinsel bakımdan duyarlı bölgelerini
– erojen bölgelerini – tanımak ve bunları uyarmasını bilmektir. Cinsel birleşmenin “uyanma” evresinde eşler birbirlerini sırayla ya da eşzamanlı olarak uyanrlar. Eğer birbirlerinin gereksinimlerine karşı duyarlıysalar ve birbirlerinin tepkilerini doğru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coşkulanma tempoları hemen hemen birbirlerine eşit olacak ve orgazma aynı anda ulaşabileceklerdir.

ERKEKTEN KADINA

Çoğu erkeğin cinsel duyarlığı üreme organlarında toplanmış olduğu için, sevişme ilerledikçe kadının bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldiğini genellikle farketmezler. Eğer kadın zaten heyecanlanmamış ve arzulu değilse, ilk baştan doğrudan doğruya cinsel organların ve göğüslerin uyarılması ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkeğin sandığı gibi onun doruk noktasına çıkmasına hiç yardım etmeyecektir. Kadınların cinsel coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun yöntemlerdir; sevişmenin başında, erkeğin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü, boynu, kolları, sırtı, belkemiğini, kalçaları, ayakları) uyarması doğru olur. Ağız son derece duyarlı bir organdır ve temposu ağır ağır ama sürekli hızlanan bir öpüşme, özellikle tutuk kadınların rahatlaması ve heyecanlanması açısından yararlı bir yöntemdir. Kuşkusuz burada katı ve genel bir kural yoktur; Çoğu kadın yüzden başlayan ve boyundan göğüslere, oradan da daha aşağılara ağır ağır inen bir uyarmadan hoşlanır: buna karşılık ünlü Penthouse dergisinin cinsel danışmanı, Süper seks adlı bir cinsel teknik kılavuzunun yazarı, deneyimli fahişe Bayan Xaviera de Hollander de ayaklardan başlayıp yukarı doğru çıkan bir yaklaşımı yüzde yüz daha heyecan verici bulduğunu söylemektedir. Erkeğin bunu kendisinin keşfetmesi ama aynı zamanda eşine değişik yaklaşımları tatma fırsatını da vermesi gerekir. Göğüsler de son derece duyarlı organlardır; bu yüzden uyarılmaları kadar inciltilmeleri de kolaydır. Erkeğin bu bölgede biraz dikkatli olması ve kadın vücudunun diğer bölgeleri için de geçerli olan şu kuralı özellikle gözönünde tutması
gerekir: uyarma önce yumuşak dokunma, okşayış ve öpüşler biçiminde başlamalı ve basınç ağır ağır artmalıdır. Erkek, eşinin göğüslerinin ve diğer bölgelerinin daha kuvvetli ve basınçlı uyarmaya hazır hale geldiğini, bu organların dirileşmesinden ve sertleşmesinden anlayabilir. Eğer göğüsler ve göğüs uçları yeterince dirileşmiş ve şişmişse, zaten uyarım ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli temasın sertlik ve kabalık olmadığı da bilinmelidir. Isırmanın da aşk oyunlarında bir yeri vardır: biraz acı, duyulan heyecanı arttırabilir ve coşkulanma sürecinde, belli bir şiddetin ( kabalığın değil ) olumlu bir etki yapacağı bir an gelir. Ama eşlerin bu türden ısırma, vurma, tırmalama ve çimdikleme gibi temas biçimlerini vücutlarının daha dayanıklı bölgeleriyle, sırt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sınırlı tutmaları yerinde olur. Kadın yeterince uyarılmış ve heyecanlanmışsa, dölyolu dudakları da şişecek ve salgılamadan ötürü ıslanmış olacaktır. Erkek kadının bu bölgesine yöneldiğinde ilkin bütün bu alanı yumuşakça okşaması ve ovması ve ancak bundan sonra dudakları aralaması gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya geçmemelidir; bunun için dölyolu ağzının mutlaka ıslanmasını beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulması kadına acı verebilmektedir. Eğer kadının cinsel organ bölgesi yeteri kadar ıslanmış değilse ya da kurumuşsa, uyarma sırasında erkek, bir sıvı da ( tükrük gibi) kullanabilir.
Cinsel birleşmeye geçmeden önce erkeğin, dölyolu ağzını ve klitorisi parmaklarıyla uzunca bir süre uyarması doğru olur. Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukarıya gelecek şekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu uyarmaktır. Bazı çiftler, ellerin yapabildiği herşeyi ağzın ve dilin daha iyi yapabileceği görüşündedir.
Cinsel organlarla ağız teması, bir yasağın aşılması duygusunu içerdiğinden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir. Aynı zamanda, bu iki organın teması, hayvani bir cinsellikle şefkatin kaynaşmasını temsil ettiği için, erkeklere de kadınlara da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çeşitli bölgelerinin öpülmesiyle başlamak, sonra da cinsel organa, dış ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarılmasının ardından da dölyoluna hızlı dil darbeleriyle girmek, kadının orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasına çıkmasını sağlayan yöntemlerden biridir.

KADINDAN ERKEĞE

Görsel uyarıcılar genellikle erkeği kadından daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sırasında kadının unutmaması gereken bir noktadır. “Tahrik edici” giysiler ve tavırlar,
çıplaklık ya da yarı giyiniklik, cinsel bölgelerin apansız açılması ve bu türden bütün “baştan çıkarıcı” davranışlar, yorgun bir erkeği bile heyecanlandıracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duyguların sözle belirtilmesi de kadınlar için olduğu kadar erkekler için de önemlidir. Bazı erkekler, penislerinin büyüklüğü konusunda özelikle duyarlıdır; bunu erkekliklerinin göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadının söyleyeceği sözler, erkeğin ön oyunlar sırasında daha rahat, daha güvenli olmasını sağlayacağı için aldığı hazzı da arttırır. Erkeklerin cinsel duyarlılığı daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmıştır. Vücutlarının diğer tarafları, kadınlarda olduğu gibi okşama ve uyarma karşısında fazla duyarlı değildir. Bu yüzden sevişmenin başlangıcında kadının dikkatinin erkeğin bu bölgesinde toplanması yerinde olur. Başlangıçta kadın eşinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumuşakça okşayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarıma geçmesi gereklidir. Kadına, bir erkeği nasıl uyaracağını tanışıklık ve deney öğretecektir. Eğer bu yoksa, erkeğin ona açıkça yol göstermesinde bir sakınca yoktur. Çoğu zaman deneysiz bir kadın eşinin penisini bütün avucuyla ve sıkıca kavrayarak ve şiddetle çekecektir. Bu, çoğu erkeğin tatsız bulduğu bir yöntemdir. Çok zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da kuvvetlice bastırılmasıdır. Ama bunu yaparken erbezlerinin incitilmemesi gerekir.
Kadının ayağıyla eşinin penisini uyarmasıysa her iki taraf için de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu başlangıçtan sonra kadın , yüzü erkeğe gelecek şekilde oturarak iki elini birden kullanabilir. Bu şekilde erkek de kadını görebilecek ve onu uyarabilecektir. Burada kadın bir eliyle penisin kökünü kavrayarak erkeğin kasığına doğru hafif bir basınç uygulayabilir ve öbür eliyle de penisin başını sıkarak, uyarabilir. Ya da tüm organı iki avucu arasında ovabilir. Bazı erkekler de penislerini kadının iki göğsü arasına sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu arada kadın, sevişmenin sürmesini istiyorsa, erkeğin boşalma durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.

Orgazm durumuna yaklaşmış bir erkeğin boşalmasını geciktirmenin en iyi yolu, penisin kökünde idrar kanalının bulunduğu yerin kuvvetlice sıkılmasıdır.
Kadın aynı şeyleri ağzıyla da yapabilir. Bir çok evli erkeğin fahişelerle ilişki kurma nedeninin fellasyo arzusu olduğu söylenir:
erkek, evli, olduğu kadına söylemekten çekindiği ya da söylediği halde reddedilmiş olan fellasyo isteğini para karşılığında elde etmektedir. Ağzın vereceği haz, bu organın son derece esnek bir yapıda olmasından kaynaklanmaktadır. Kadın bu arada dilini de kullanabilir

hastalık-saglik.blogspot.com
——————————————–
hastalıklar, sağlıklı yaşam
hastalık, tıp, sağlık

Uzman psikologlara göre çocuğunuzu gelişebileceği oyunlara yönlendirin onların seçtikleriyse zevkleri ve becerilerini gösterir. 9-12 yaş arası dön..
950 11 820

Evinizde hasta bir çocuk mu var? Çocuğunuz mu rahatsız? O halde evde dikkatli ve sessiz olmanız gerekiyor.   Onun ilk ihtiyacı dinlenmektir...
718 8 793

Cinsel hayatı renklendiren ve pekiştiren fanteziler ayıp değil. Cinsel hayatı renklendirmek için kurulan cinsel fanteziler ve kullanılan seks oyunc..
803 8 113

Cinsel organınızda aşağıdaki belirtileri görüyorsanız mutlaka uzman bir doktora başvurmalısınız. Cinsel organlarda sedef tek başına veya diğer bölgel..
679 23 309

Evde hasta bir çocuk varsa onu anlamalı ve aktivitelerimizi birlikte ya da yalnız ama mutlaka sessiz yapmalıyız. İhtiyacı dinlenmek ve sessizlikti..
979 4 148

Testosteron bir erkeğin cinsel dürtü ve performansını etkileyen hormondur. Düşük testosteron düzeyi cinsel tatmin ediciliği azaltır. Cinsel sorunl..
696 10 401

Ev işlerinde birbirine yardımcı olan çiftlerin daha canlı bir cinsel hayatı oluyor. Araştırmalara göre kadın ve erkeklerde de aynı etki görülüyor.. ..
217 26 648

6-9 yaş arası çocukların beceri ve ilgilerine uygun oyuncaklarla oynamaları gerekiyor peki bunlar hangileri.. Seviyesinin çok altında oyuncakların..
475 10 92

Cinsel isteksizlik, cinsel istek ve fantezilerin azalması veya yokluğu ile karakterize bir durumdur. Ağır durumlarda beraberinde cinsel tiksinti bozuk..
625 26 180

Stres. Seksi hissetmeye engeldir, uyarılmayı, zevk almayı, cinsel ilişkiye girmeyi önler. Evde, işte ve her yerde stres yaşanabilir ve cinselliği ö..
191 14 365

Yeni araştırmalara göre kök hücre nakli ile bağlantılı komplikasyonlar hem erkek hem kadında cinsel işlev bozukluğuna yol açabiliyor. Kök hücre naklin..
333 13 644

Antidepresan alan kadınlar genelde cinsel işlev bozukluğu sorunu yaşar.Düzenli olarak orta yoğunlukta egzersiz yapan antidepresan kullanan kadınlarda ..
253 5 797